Kasım 2007 için arşiv

MERKEZİ RANDEVU SİSTEMİ İÇİN DÜĞMEYE BASILDI

Tüm Türkiye’de uygulanması hedeflenen “Telefonla Merkezi Hasta Randevu Sistemi” hastane yöneticilerine tanıtıldı.

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Merkezi Randevu Sistemi Değerlendirme Toplantısı” Ankara’da gerçekleştirildi. Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda bu ay sonu itibariyle hizmete geçecek olan telefonla merkezi randevu sistemi hakkında bilgiler verildi. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Öner Odabaş’ın da katıldığı toplantıda yeni sistemle beraber ortaya çıkabilecek olası aksaklıklarda masaya yatırıldı. Pilot bölge olarak seçilen Ankara, İzmir, Erzurum ve Kocaeli’den gelen il sağlık müdürleri ve bilgi işlemden sorumlu sağlık müdür yardımcılarının da katıldığı toplantı, ilginç diyaloglara sahne oldu. Toplantıda çoğu hastane yöneticisinin karşı çıktığı sistemin, hastane ve merkezi teşkilat arasında iletişimsizliğe sebep olmasından endişe eden başhekimler, konunun taraflıca incelenmesinden yana görüş bildirdiler.

Odabaş: “Hastanelerden SMS’le randevu alma dönemi son bulacak”
İlk olarak 4 pilot bölgede faaliyete geçirilecek sistem için 182 SABİM hattına benzer bir iletişim hattı kurulacak. Söz konusu iletişim hattına başvuran hastaların ilgili hastaneden randevu talebi ilk 20 saniye içinde değerlendirilerek gün ve saat verilebilecek. Toplantıda konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Öner Odabaş, bu sistemle hastanelerdeki poliklinik bekleme sürelerini azaltmayı ve vatandaşların daha rahat ve kolay sağlık hizmeti almasını hedeflediklerini söyledi. Doç.Dr. Öner Odabaş yakın tarihte aktifleşecek sistemin hekimlerin aylık kaç hasta baktıklarını da ortaya koyacağını ifade etti. Odabaş, “Bu sistem aynı zamanda hastanelerde sıra bekleyen hastaların mağduriyetini de ortadan kaldıracak’’dedi.
Söz konusu toplantının programı tanıtmak ve gelecekte oluşacak aksaklıkları yakalamak amacıyla düzenlendiğini kaydeden Odabaş, randevu sisteminin hastaların görüşlerini alarak aylık programlar dahilinde düzenleneceğini de belirtti.

Odabaş’dan sonra söz alan Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanı Nihat Akpınar ise
Sistem konusunda bilgi verdi. Akpınar, öncelikle yazılım ve donanım ile ilgili hazırlıkların yapılacağını belirterek, “Sisteme son şekli bu hazırlıklar sonrasında vereceğiz” dedi. Pilot hastaneler başta olmak üzere her hastanenin bilgi sistemleri ve web analizlerinin güncellenerek bu sisteme dahil edileceğini bildiren Akpınar, web sistemleri olmayan hastanelerin bilgilerinin ise operatörler tarafından güncelleneceğini ifade etti.

Aile Hekimleri ile ortak çalışılacak
“Bu sistemin 6 aylık ölçme ve değerlendirme döneminden sonra bölge illerden çevre illere yayılacağını söyleyen Akpınar, tüm teknik çalışma ve ihale yapımlarının sonlandırıldığını kaydetti. “Bu sistem sadece randevu alınmasını sağlayan bir oluşum olarak algılanmamalıdır. Aile hekimlerimiz bu sistemle hasta randevularını kendileri alabilecek” diyen Akpınar, böylece aile hekimlerinin 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarından daha rahat randevu alabileceğini de dile getirdi. Hastaların isterlerse randevularını kendilerinin de alabileceğini bildiren Akpınar, söz konusu sistemin test çalışmalarının muhtemelen 1 Nisan’da bitirileceğini ifade etti. Çağrı Merkezi ile ilgili pilot uygulamanın 2008 yılının Eylül ayından itibaren aktifleşeceğini söyleyen Akpınar, pilot uygulamadan hemen sonra tüm illerde yaygınlaşacağını da vurguladı. Akpınar, çağrı merkezinin satın alınmasıyla beraber tek yazılım kullanılacağını da bildirdi.

Bilgiler güvenlik şemsiyesi ile korunacak
Akpınar şöyle devam etti: “ Hastanelerde öncelikle sistemin tümü güncel bir şekilde entegre edilerek hastane bilgi sistemleri oluşturulacak. Verilerin güvenlikle korunabilmesi açısından şifrelerle güvenlik şemsiyesi oluşturulacak. Böylece verilere sadece yetkililer ulaşabilecek”
Bu sistem sayesinde kişinin tüm verilerinin Aile Bilgi Bankasında HL7 formatında saklanacağını açıklayan Akpınar, bunun hem hasta hem de hekim açısından büyük kolaylık sağlayacağını da belirtti.

Yorum bırakın

SES Genel Başkanı Aydın: “RADYOLOJİ MERKEZLERİNİN YÜZDE 44’Ü RUHSATSIZ”

SES Başkanı Köksal Aydın, “Ortada bir hak gaspı var. Biz bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Köksal Aydın, açtığımız davada radyoloji servislerinde görev alanların çalışma süresini 5 saatten 9 saate çıkaran genelgenin yürütmesinin Danıştay’ca durdurulmasının sağlık çalışanları açısından büyük sevinç yarattığını söyledi. “Ortada bir hak gaspı var. Biz bu hak gaspının hukuksal çerçevede değerlendirilmesinden yanayız” diyen Aydın, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ile ilgili kararın derhal hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Sağlık Dergisi Muhabiri Esra Öz’e açıklamalarda bulunan SES Genel Başkanı Köksal Aydın, sendikalarının sağlık çalışanların sesini özgürce duyurabildiği nadir örgütlerden biri olduğunu da kaydetti.

Radyoloji merkezleri tehlike saçıyor
AB ülkelerinde çalışma saatlerinin denetimli ortamlarda en fazla 7,5 saat olarak belirlendiğini dile getiren Aydın, ülkemizde ise bunun bile üstünde bir çalışma süresi belirlenmeye çalışıldığını ifade etti. Aydın “Ülkemizde radyoloji teknikerlerinin yüzde 44’ü ruhsatsız , havalandırmasız, kalibrasyon ölçümleri ve kontrolleri yapılmayan ortamlarda çalışmaktadır. Siz bu şartlar altında insanları çalıştırırsanız, kanser olmasının yolunu açmış olursunuz. Radyasyon vitamin değildir. Tehlike saçan bir ortamda önlem almadan uzun süreli işçi çalıştırmak iş yasaları gereği de suçtur” şeklinde konuştu. Aydın, tehlike saçan bazı radyoloji merkezlerinin sendikaları tarafından tespit edilerek TAEK’e bildirildiğini belirtti. SES Genel Başkanı Köksal Aydın, buna örnek olarak İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesini gösterdi. Burada sendikalarınca yapılan incelemelerde radyoloji ruhsatlarının bulunmadığı tespit ettiklerini kaydeden Aydın, geçtiğimiz günlerde söz konusu merkezin TAEK tarafından kapatıldığını söyledi.

TAEK yetersiz kalıyor
Aydın şöyle devam etti: “Türkiye’deki tıbbi alanlarda bulunan radyoloji cihazlarının tamamının TAEK tarafından onaylanması ve birimin ruhsatlandırılması gerekiyor. Ancak bu kurumun denetimleri son derece yetersiz. Şu anda sistem bu koşulları tam olarak içinde sağlayamıyor. Bunda ana neden ise personel sayısı, örgütlenme yapısı ve denetim yapısında ortaya çıkan eksiklikler. Tabi burada en çok mağdur olan hasta ve bu ortamlarda çalışan teknikerler. Hastanın ve çalışanın ne kadar radyoaktiviteye maruz kaldığının ölçme şansı yok. Bu da kanser riskini önemli ölçüde arttırıyor. AB ülkelerinde Radyoloji bölümünde günlük 15-20 işlem yapılırken, bu rakam ülkemizde 80-90 işlemi buluyor. Ayrıca çalışan kişi sayısı az ve iş yükü oldukça fazla. Buda sürenin uzamasına ve çalışanların daha fazla radyasyona maruz kalmasına sebep oluyor”

Çalışanlar bilinçli davranmıyor
Ellerinde bir takım bilgiler olmasına rağmen meslek hastalıklarına uğrayanların sayısal verileri hakkında her hangi bir istatistiğin bulunmadığını açıklayan Köksal Aydın, yakın tarihte böyle bir çalışma başlatacaklarını da dile getirdi. Aydın, çalışanların bilinçli davranmadıklarını şu örnekle anlattı: “Bir çalışan, meme kanseri olduğu halde hala konunun önemini anlamıyor. Yaptığı işten dolayı bu hastalıkla karşı karşıya kaldığını dile getirmiyor. Biz bu konuda radyoloji tenikerlerini de bilgilendirmeye yönelik çeşitli çalışmalar yapmaya başladık”

Aile hekimliği verimli bir sistem değil
SES Genel Başkanı Aydın, Aile hekimliği ile istenilen toplumsal sağlık düzeyinin oluşamayacağını da belirterek “Aile hekimliği sisteminin uygulandığı hiçbir ülke istenilen kaliteli sağlık hizmetini tam olarak ulaşamamıştır” diye konuştu. Aile Hekimliği sürecinin özellikle kırsalda hasta hakları ihlallerine dönüştürüldüğünü, koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edildiğini vurgulayan Aydın, bu uygulamaya başlanılan pilot illerde istenilen başarının sağlanamadığına değindi. “Aile Hekimliği kavramı anlaşıldığından çok farklı uygulanıyor” diyen Aydın, getirilen sistemle sağlık bütçesinin önemli bir yük altına girdiğini belirtti. Aydın, harcamaların sağlık bütçesiyle örtüşür olması gerektiğini söyledi.

Tam güne şartlı destek veriyoruz
Kamuda tam gün yasasını geçmişten bu yana savunduklarını belirten Aydın söz konusu yasayla ilgili tüm tarafların görüşlerinin alınması gerektiğini dile getirdi. Dünyanın birçok yerinde Avrupa Birliği Sosyal Şartı’nın gereği olarak çalışma süresi azaltılırken Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın çalışma süresini arttırmak istemesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Aydın, konunun iş verimliliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini, gerçek anlamda kamusal bir sistemde, iş güvenceli çalışma, ekonomik ve özlük haklarında iyileştirmeyle tam günün uygulanmasını savunduklarını vurguladı.

Genel sağlık sigortası sistemi eşitsiz
Genel Başkan Aydın, temel olarak tam gün çalışma sistemine karşı olmadıklarını ancak; denetim, çalışma şartları ve ücretlerin uygun bir standarda çekilmesi gerektiğini belirtti. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa tasarısı ile ilgili TBMM’de yapılan toplantıların sosyal yapıya karşı bir tutum olarak algılandığını kaydeden Aydın, “Biz konu hakkında komisyona görüş belirttik. Ancak görüşlerimiz değerlendirilmedi” diye konuştu. Aydın, genel sağlık sigortası sisteminin sağlıkta eşitsizlikleri artıracağını belirterek, “ABD’de yüksek sağlık harcamalarına rağmen sağlık düzeyi ölçütleri başarılı değildir. Herkesin eşit sağlık hizmeti almasını sağlayamamıştır. Bu sebepten dolayı biz bütçeden finanse edilen, herkesin eşit şekilde faydalanabileceği bir sağlık sisteminin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Yorum bırakın