Ağustos 2011 için arşiv

SAĞLIK BAKANLIĞINDAN BANKA PROMOSYONU GÜVENCESİ


Sağlık kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında yapılan maaş promosyon anlaşmasından sonra, ilk defa veya nakil yoluyla ataması yapılıp göreve başlayan ancak promosyondan yararlanamayan personele de ödeme yapılabilecek

Kamu personelinin maaşlarının ödenmesine aracılık eden bankalar tarafından sağlanan ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Başbakanlık tarafından 20 Temmuz 2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmî Gazetede 2007/21 sayılı Genelge yayımlandı.

İlk Defa veya Nakil Yoluyla Atamalarda Alacak
Konu ile ilgili Sağlık Dergisi’ne açıklama yapan Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Memet Atasever şunları kaydetti: “Sağlık Bakanlığınca, Genelge kapsamında sağlık kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında yapılan maaş promosyon anlaşmasından sonra, ilk defa veya nakil yoluyla ataması yapılıp göreve başlayan ancak promosyondan yararlanamayan personele de ödeme yapılabileceğine dair, 81 İl Valiliğine yazı gönderildi.

Yeni Maaş Promosyon Sözleşmelerine Hüküm Konuldu
Buna göre; İdare ile banka arasında banka promosyon sözleşmesi imzalanmasından sonra idarelere, açıktan veya naklen atanacak ya da geçici görevle görevlendirilecek personellerinde olabileceğini göz önünde bulundurarak 19.07.2011 tarihinden itibaren yapılacak yeni maaş promosyon sözleşmelerine bununla ilgili hüküm konulması gerektiği bildirildi.

Nakdi Ödemenin İdarece Belirlenecek
Protokole bu yönde bir hüküm konulmasına imkan bulunmadığı durumda ise nakdi ödemenin idarece belirlenecek bir kısmının sonradan gelecek personelin promosyon hükümlerinden yararlandırılabilmesi için ayrılması istendi. Böylece, Bakanlık çalışanlarına banka promosyon güvencesi getirildi.”

Yorum bırakın

ANKARA TIP KADIN DOĞUM YENİLENDİ



Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalının, birçok birimi yenilendi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalının Doğum Katı tamamen yenilendi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Binası girişinde düzenlenen törene Üniversite Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. İlker Ökten, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ruşen Aytaç ve Fakülteden çok sayıda öğretim üyesi katıldı.



Merkezi Havalandırma Sistemi Kuruldu

Yenilenen Doğum Katı ile ilgili olarak bilgiler veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ruşen Aytaç, katın tamamının yenilenerek hizmete açıldığını söyledi. Prof. Dr. Aytaç şunları kaydetti: “Yenilenen “Doğum Katında”, hasta odaları, doğum salonları, ameliyathaneler, yüksek riskli gebelerin takip ve tedavisinin yapıldığı ünite (perinatoloji), yeni doğan canlandırma ünitesi ve diğer tüm çalışma alanları yenilendi. Ayrıca Merkezi havalandırma sistemi kuruldu.”

Yenileme çalışmaları ile eskiye oranla hizmet kalitesinin de yükseleceğini belirten Prof. Dr. Aytaç, “Teknik donanım ve tıbbi ekipman açısından en üst seviyeye ulaşılacak. Toplam iş hacminin eskiye nazaran birkaç kat artmasını bekliyoruz. Bu da daha çok hastaya modern koşullarda hizmet sunulması anlamına geliyor” dedi.



Zemin ve Duvarlar Özel Bir Antibakteriyel Madde ile Kaplandı

Yapılan bu yenileme çalışmaları kapsamında Doğum Katındaki tüm hasta odalarının yenilendiğini belirten Prof. Dr. Aytaç, “Doğum katındaki ameliyathane de günümüz koşullarında son teknoloji ile yapılandırıldı. Ameliyathenenin zemin ve duvarları çok özel bir antibakteriyel malzemeyle kaplandı. Bu malzeme Ankara’da sayılı hastanelerde kullanılıyor” diye konuştu.

Yorum bırakın

GAZİ TIP’TA 27. MEZUNİYET

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, 27. dönem mezunları, Anadolu Gösteri Merkezi’nde yapılan törende Hipokrat yeminini ettikten sonra diplomalarını aldı.



Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2010–2011 yılı mezuniyet töreni Anadolu Gösteri Merkezi’nde yapıldı. Törende 27. dönemin 197 öğrencisi, mezuniyet sevinci yaşadı. Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, genç doktorların başarılarında emeği bulunan ailelerine teşekkür etti. Ayhan mezunlardan her türlü ayrımcılığa karşı birlik içinde olmalarını istedi.

“5 Bin Doktor Gazi Tıp Mezunu”

Tıp Fakültesi Dekanı Peyami Cinaz ise 1920’lerde Türkiye’de 260 doktorun görev yaptığını hatırlatarak, “Bugün yüz binlerce doktor ülkemizde ve birçok farklı ülkede sağlık hizmeti veriyor. Bunlardan 5 bin kadarı da Gazi Tıp’tan mezun oldu. Şu anda 2 bine yakın öğrencimiz fakültemizde eğitimlerini sürdürüyor” diye konuştu.




“Hasta Hakları Tavan, Hekim Hakları ise Taban Yaptı”

Öğrencilere son derslerini veren Prof. Dr. Rana Olguntürk, yeterli alt yapı sağlanamadığı gerekçesiyle tıp fakültelerinin sayısının artmasını eleştirdi. Prof. Dr. Olguntürk, “Hasta hakları tavan, hekim hakları ise taban yaptı” dedi. Konuşmasının ardından, öğrencilere Hipokrat yeminini ettirdi.

“Doktorluk Koku Alma Duygusunun Kaybolmasıdır”

Dönem birincisi Mehmethan Doğan’ın konuşması ise konukları hem güldürdü hem de duygusal anlar yaşattı. Doğan’ın doktorluk mesleğini tanımlarken sarf ettiği, “Doktorluk koku alma duygusunun kaybolmasıdır.” En dikkat çekici sözlerdendi. Doğan, konuşmasının ardından mezuniyet kütüğüne plaket çaktı.

Yorum bırakın

HASTANEDE VEFAT EDENLERİN BORÇLARI TAHSİL EDİLMEYECEK

Sosyal güvencesi olmayıp hastane borçlarını ödeyecek mali durumu bulunmayan vatandaşların kamu hastanelerinde vefat etmesi halinde hastane borçları tahsil edilmeyecek.

Sosyal güvencesi olmayıp hastane borçlarını ödeyecek mali durumu bulunmayan vatandaşların kamu hastanelerinde vefat etmesi halinde hastane borçları tahsil edilmeyecek. Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Memet Atasever, konu ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararının 02 Temmuz 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı. .

Uygulama 1 Ocak 2011 Tarihinden İtibaren Geçerli

Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararında, “Üniversiteler dahil kamu hastanelerinde sağlık hizmeti almakta iken vefat eden ve herhangi bir sebeple hizmet bedeli Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan veya herhangi bir sağlık güvencesinden yararlanmayanlardan, hizmet bedelini ödeme yükümlüsü olduğu halde ödeme gücü bulunmadığı tespit edilen kişilerden hizmet bedelleri tahsil edilmeyecek” şeklinde ifadeye yer verildiğini dile getiren Atasever, uygulamanın 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren geçerli olacağını söyledi.

“Ödeme Gücünün Bulunup Bulunmadığını SOYBİS Tespit Edecek”

Hastanede vefat edenlerin daha önceki yıllara ait borçlarını affeden düzenlemeyi yapan Sağlık Bakanlığı’nın bu düzenleme ile önemli bir sosyal probleme kalıcı bir çözüm bulduğu değerlendirmesinde bulunan Atasever, Bakanlık Kamu hastanelerinde vefat eden kişilerin ödeme gücünün bulunup bulunmadığının SOYBİS’e (Sosyal Yardımlaşma Bilgi Bankası) göre tespit edileceğini kaydetti.


Atasever, şunları kaydetti: “Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı kısa bir süre önce yaptığı düzenleme ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde sağlık hizmeti alıp 31 Aralık 2010 tarihine kadar borçlarını ödeyemeyen vatandaşlara büyük kolaylık getiren düzenlemeyi yapmıştı. İlgili düzenleme ile 250 TL ve altındaki Sağlık Bakanlığı hastanelerine olan borçların tamamı affedilmiş, 250 TL üstündeki Sağlık Bakanlığı hastanelerine olan borçların yarısının ödenmesi halinde yarısının affedileceği belirtilmişti. Borç tutarının 500 TL ve altında olması halinde de 250 TL’nin üstünün ödenmesi halinde kalan tutarın tamamının affedileceği ifade edilmişti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığınca Türkiye’ye gönderilen Kıbrıslı vatandaşlarının da Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere olan borcunun tamamı affedilmişti.”

Yorum bırakın

SAHTE İLAÇLAR GERİ ÇEKİLDİ

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, meme kanseri, hepatit ve romatoid artrit hastalıklarının tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlara, “piyasada sahtelerinin bulunması” nedeniyle 2. Sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uyguladı.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, meme kanseri, hepatit ve romatoid artrit hastalıklarının tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlara, piyasada sahtelerinin tespit edilmesi nedeniyle 2. sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uyguladı.

İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yer alan duyuruya göre, “Farmasötik ve Tıbbi Müstahzar, Madde, Malzeme ve Terkipleri ile Bitkisel Preparatların Geri Çekilmesi ve Toplatılması Hakkında Yönetmelik”e göre, 2. sınıf B seviyesinde (eczane, ecza deposu, hastane gibi) geri çekme işlemi uygulanan ilaçlar ve seri numaraları şöyle: “Meme kanseri tedavisinde kullanılan ‘Herceptin 150 mg Tek Dozlu Liyofilize Toz İçeren Flakon’ adlı müstahzarın, ‘B1561B01’ ve ‘B1575B01’ seri numaralıları.

Kanser ve romatoid artrit hastalığının tedavisinde kullanılan ‘Mabthera Roche 500 mg/50 ml İnfüzyon İçin Konsantre Solüsyon İçeren Flakon’ adlı müstahzarın, ‘B6117B01’ seri numaralısı.

Hepatit tedavisinde kullanılan ‘Pegasys Roche Kullanıma Hazır Şırınga 180mcg/0,5ml’ adlı müstahzarın, ‘B1166B01’ ve ‘B1165B01’ seri numaralıları.”

Roche’dan Açıklama

Roche Müstahzarları Sanayi AŞ’den konuya ilişkin yapılan açıklamada, geri çekme işleminin sadece bu seri numaralarıyla sınırlı olduğuna dikkat çekilerek, “Geri çekme uygulaması, piyasada çok az sayıda sahte ürünlerin bulunmasından kaynaklanmaktadır” ifadesi kullanıldı.

Yorum bırakın

TEMİNAT SÜRESİ 10 YILA ÇIKTI

Hekim sigortasında teminat süresi 10 yıla çıkarıldı.



Sağlık Bakanlığı yetkilerinin yaptığı açıklamalara göre hekimlerin zorunlu mali sigorta düzenlemesinde hekimler lehine önemli değişiklikler yapıldı. Söz konusu değişiklikler 19 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı.

Tam Gün Yasası olarak bilinen 5947 sayılı Kanun ile kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık birimlerinde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için mesleklerini ifade ederken açılabilecek davalara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası getirildi.

133 bin 341 Tabip, Uzman Tabip ve Diş Hekimi Sigorta Yaptırdı

Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Memet Atasever konu ile ilgili şu bilgileri verdi: “30 Temmuz 2010’da başlayan uygulama ile bugüne kadar 133 bin 341 tabip, uzman tabip ve diş hekimi sigorta yaptırdı. Risk gruplarına göre yılda 150 TL ile 750 TL ve yüzde 5 vergi olarak belirlenen sigorta primlerinin kamu veya bir işverene bağlı olarak çalışan hekimler yarısın,ı serbest çalışan hekimler ise tamamını ödeyerek zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırdı.

Azami Teminat Tutarı 300 Bin TL’den 400 Bin TL’ye Yükseldi

Mesleki sigortada düzenlemesinde yapılan değişiklerle her bir tıbbi hatalı uygulama için azami teminat tutarı 300 bin TL’den 400 bin TL’ye yükseltildi ve her durumda sözleşme kapsamında ödenecek yıllık tazminat miktarı için ise 1 milyon .800 bin TL olarak belirlendi. Sözleşme tarihinden önce bir yıl olan teminat süresi 30 Temmuz 2009’u geçmemek şartıyla on yıla çıkarıldı.

Tebliğde yer alan Risk Grupları arasında:



 Pedodonti uzmanlık dalının adı Çocuk Diş Hekimliği,

 Sitoloji (Sitopatoloji) uzmanlık dalının risk grubu 1. Grup olarak,

 Tıbbi Parazitoloji (Parazitoloji) uzmanlık dalının risk grubu 1. Grup olarak değiştirildi.

Ayrıca; 3. Risk Grubunda yer almak üzere “Restoratif Diş Tedavisi” uzmanlık dalı ve 2. Risk Grubunda yer almak üzere “Ağız ve Diş ve Çene Radyolojisi” ve “Gelişimsel Pediatri” uzmanlık dalları eklendi.”



Yorum bırakın

OECD 30 TÜRKİYE 8 YILDA YAPTI

Sağlık Bakanlığı 2010 yılı idari faaliyet raporunu açıkladı.

Sağlık Bakanlığı 2010 yılı idari faaliyet raporunu Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun tarafından açıklandı. Faaliyet raporunun en dikkat çekici yönlerinden birisinin “Anne ve Bebek ölüm oranlarındaki son sekiz yılda gerçekleşen düşüşler” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tosun, “OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkelerinin anne ölümlerinde 23 yılda kat ettiği mesafeyi son 8 yılda başararak, yüz binde 16,4, olan bebek ölümleri binde 10,1 oldu. Yani 30 yılda kat edilen mesafe son 8 yılda başarıldı” dedi.

Prof. Dr. Tosun idare faaliyet raporlarının kamu kaynaklarını kullananların daha fazla sorumluluk üstlenmelerini, performanslarını artırmalarını ve yasama denetiminin daha etkili olmasını sağlayacak bir unsur olduğunu kaydetti.

“Aşılamada Gelişmiş Ülkeler Seviyesine Ulaşıldı”

5018 sayılı Kanun ile getirilen yeni yaklaşım ve uygulamaların, kamuda tam olarak yerleşmesi ve uygulanır hale gelmesi için faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Prof. Dr. Tosun, şunları söyledi: “Sağlıkta Dönüşüm Programının en önemli bileşenlerinden olan genel sağlık sigortası, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve hizmet kalitesinin artırılması gerçekleştirilmiş durumdadır. Sağlık bilgi sistemleri, akılcı ilaç ve malzeme kullanımı, Sağlık Bakanlığı’nın planlama ve denetleme rolünün güçlendirilmesi konularında alınan mesafeler oldukça önemlidir.

Ülke genelinde 31 Aralık 2010 tarihi itibariyle Aile Hekimliği uygulamasına geçilmiş olup, 20 bin 185 hekim görev yapmaya başlamıştır. Aşılamada gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşılarak, bu oran yüzde 97 olarak gerçekleşmiştir. Bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı olarak sağlığın bozulmasını ve erken ölümleri önlemek için kapsamlı programlar hayata geçirilmiştir.”

Hasta Memnuniyet Oranı Yüzde 73.1

Kişi başı hekime müracaat sayısının 2010 yılında yüzde 7.3 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tosun, “Hasta memnuniyet araştırmasına göre, 2003 yılında memnuniyet oranı yüzde 39.5 iken 2010 yılında yüzde 73.1’e ulaşmıştır” dedi.

Prof. Dr. Tosun, sağlık alanında çok önemli yatırımlar yapıldığını ifade ederek, “Önceki sekiz yıllık dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından 4.5 milyar TL sağlık yatırımı yapılmışken, bu dönemde 3.4 kat artarak 15.5 milyar TL yatırım yapıldı” dedi.

Yorum bırakın

AZERBAYCAN İLE KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ PROTOKOL İMZALADI

Afyon Kocatepe Üniversitesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na bağlı hizmet veren Merkezi Klinik arasında “Eğitim, Öğretim, Sağlık ve Kültürel İşbirliği Protokolü” imzalandı.

Afyon Kocatepe Üniversitesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na bağlı hizmet veren Merkezi Klinik arasında “Eğitim, Öğretim, Sağlık ve Kültürel İşbirliği Protokolü” imzalandı. Azerbaycan’da gerçekleştirilen imza töreninde; YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Azerbaycan Sağlık Koordinatörü Prof. Dr. Cemil Aliyev, Hematoloji Uzmanlık Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Dinçer, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ile Azerbaycan Merkezi Klinika Baş Direktörü Melikşah N. Acuner hazır bulundu.

Protokol, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak ile Azerbaycan Sağlık Koordinatörü Prof. Dr. Cemil Aliyev ve Azerbaycan Merkezi Klinika Baş Direktörü Melikşah N. Acuner tarafından imzalanarak, yürürlüğe girdi.

Öğrenci ve Öğretim Elemanı Değişimleriyle Artarak Süreceğine

Karşılıklı görüşlerin ifade edildiği törende Prof. Dr. Aliyev, kendilerini Azerbaycan’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ilk adımları atılacak işbirliğinin önümüzdeki dönemde öğrenci ve öğretim elemanı değişimleriyle artarak süreceğine inandığını belirtti.

YÖK Başkanı Özcan, “Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü ile birlikte bu protokolü imzalamaktan memnuniyet duyuyorum. İki dost ülkenin iki önemli kurumu arasında gerçekleştirilen bu protokol ile eğitim-öğretim, sağlık hizmetleri ve kültürel alanlarda çok verimli işbirliği imkânlarının hayata geçirileceğine inanıyorum” dedi. Özcan, her iki üniversiteye bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diledi.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak ise, protokolün iki kurum arasındaki ilişkileri hem sağlık, hem de diğer sektörlerde geliştirmek, güçlendirmek ve karşılıklı olarak işbirliğini teşvik etmek amacı taşıdığını belirtti.

Hematoloji Uzmanlık Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Dinçer şunları söyledi: “Azerbaycan ile imzalanan bu protokol ile tıp eğitiminde karşılıklı işbirliği kurulmuş oldu. Bunlarla birlikte Afyon gibi ülkemizin fizik tedavi ve rehabilitasyon ve SPA merkezinin yurtdışından hasta getirilmesi ve bu merkezlerde doktor fizyoterapistlerin eğitim olanağı olmuş oldu.”

YÖK Başkanı Özcan ve beraberindeki heyet, Afyon Kocatepe Üniversitesi ile Bakü şehrinde faaliyet gösteren Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile de görüşmelerde bulunarak, iki kurum arasında yapılacak işbirliği protokolü üzerinde görüş alışverişinde bulundular. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak ve Azerbaycan Tıp Üniversitesi adına Prof. Dr. Amiraslanov Ahlıman, kurumlar arası işbirliği protokolü yapma konusunda prensipte anlaştı. Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyeti, önümüzdeki günlerde Afyonkarahisar’da incelemelerde bulunacak.


Yorum bırakın

1 YILDA 1 MİLYON AMELİYAT NEDEN ARTTI?


Türkiye’de 2010 yılında toplam 8 milyon 614 bin 789 ameliyat ve cerrahi girişim yapıldı. Hastaneye başvuran hastalarda kişi başına cerrahi işlem yapma oranında üniversiteler ilk sırada yer aldı.



2010 yılında Türkiye’de yapılan ameliyat ve cerrahi girişim sayısının toplam 8 milyon 614 bin 789 olduğu ortaya çıktı. 2009’da ise ameliyat sayısı 7 milyon 149 bin 616 olarak tespit edilmişti. Buna göre bir yılda operasyonda sayısında 1 milyon 465 bin 173 artış oldu.

Sağlık Bakanlığı, 2010 Tedavi Yıllığı’nda, Türkiye’de 2010 yılında gerçekleştirilen cerrahi işlem ve ameliyat sayılarını açıkladı. Alçılama gibi küçük cerrahi ameliyatların da içinde bulunduğu cerrahi işlemlerin sayısı 2010 yılında 8 milyon 614 bin 789 oldu.

Yüzde 65’i Bakanlık Hastanelerinde

Sağlık Bakanlığının bu değişiklikleri dikkate alarak yayınladığı istatistiklere göre 2010 yılında 8 milyon 614 bin789 ameliyat yapılmış oldu. Bu operasyonların yüzde 65,68’i yani 5 milyon 658 bin 819’u Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda yapılırken, yüzde 13.07’si yani 1 milyon 126 bin 66’sı üniversitelerde, yüzde 21.24’ü yani 1 milyon 829 bin 904 operasyonun da özel hastanelerde yapıldığı belirlendi.


A Grubu Ameliyatlar Üniversite ve Özel Hastanelerde Yapıldı

Ameliyat gruplarına göre dağılıma bakıldığında organ nakli gibi büyük cerrahi girişimlerin yapıldığı A grubu ameliyatların üniversite ve özel hastanelerde yapıldığı belirlendi. Servikal biyopsi, alçılama gibi küçük işlemleri kapsayan E grubu ameliyatların ise Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde gerçekleştiği gözlendi.

Rinoplasti, Damak Yarığı Onarımı gibi Cerrahi İşlemler En Fazla Özel Hastanelerde

Rinoplasti, damak yarığı onarımı gibi cerrahi işlemleri içeren C grubu ameliyatlar ise kurumlara göre ameliyat dağılımına bakıldığında en fazla özel hastanelerde yapıldığı ortaya çıktı. C grubu ameliyatlar özel hastanelerin yaptığı ameliyatların yüzde 36’sını oluştururken, aynı oran Bakanlık hastanelerinde yüzde 21, üniversitelerde yüzde 22 olarak gerçekleşti.

100 Başvurunun 2.8’ine Cerrahi İşlem

2010 yılında gerçekleşen toplam 302 milyon 984 bin 218 hastaneye müracaatın 235 milyon 172 bin 924’ü Sağlık Bakanlığı hastanelerine, 20 milyon 98 bin 754’i üniversite hastanelerine ve 47 milyon 712 bin 540’u ise özel hastanelere yapıldı. Küçük operasyonların da dahil edildiği istatistiklere göre, 2010 yılında hastaneye müracaat eden her 100 kişiden 2.8’ine cerrahi işlem yapıldı. Hastaneye başvuru oranına göre cerrahi müdahale işlemleri göz önüne alındığında ise üniversite hastaneleri ilk sırada yer aldı. Üniversite hastanelerine başvuran her 100 kişiden 5.6’sı ameliyat edilirken, bu oran özel hastanelerde 3.8, Bakanlık hastanelerinde ise 2.4 oldu. Bölgelere göre bakıldığında Ege Bölgesi’ndeki üniversitelerde her 100 kişiden 12.4’üne operasyon uygulanırken, bunu yüzde 11 ile Batı Karadeniz Bölgesi izledi.

Bakanlık Hastanelerinde E Grubu Ameliyat

Ameliyat gruplarına göre dağılıma bakıldığında ise transplantasyon gibi büyük cerrahi girişimlerin yapıldığı A grubu ameliyatların üniversiteler ve özel hastanelerde gerçekleştiği izlenirken, alçılama, servikal biyopsi gibi küçük işlemlerin yer aldığı E grubu işlemlerin ise 2. basamak sağlık kurumlarını da içeren Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde gerçekleştiği gözlendi.

Küçük Operasyonlarda Eklenince Artış Oldu.

Sağlık Bakanlığı 2009 Tedavi Yıllığında ise ameliyat sayısı 7 milyon 149 bin 616 olarak tespit edilmişti. Bunların 4 milyon 465 bin 326’sı Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda yapılırken, 1 milyon 665 bin 984 özel hastanelerde, 1 milyon 18 bin 306’sı ise üniversite hastanelerinde gerçekleşti.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Kanunu çerçevesinde uygulamaya konulan MEDULA sisteminde Bütçe Uygulama Talimatı EK-8’de 2009 yılı için ameliyat gruplarının kapsamı ile ilgili birtakım değişiklikler yapılmıştı. Bu değişiklikle daha önce büyük ameliyat kapsamında değerlendirilen bazı ameliyatlar orta ameliyat kapsamına alınırken, bazı cerrahi girişim ve işlemlere puan verilmiş, daha önce ameliyat olarak sayılmayan birçok işlem küçük ameliyat (D-E) grubuna dâhil edilmişti. 2008 yılından sonraki ameliyatlar A, B, C, D ve E grubu olarak değerlendirilmiş olup, büyük, orta ve küçük ameliyat ayrımı da kaldırıldı. Bu değişikliklerin sonucunda 2010 yılında ameliyat sayılarında artış meydana geldi.

Yorum bırakın

KURŞUN KAPLI “BÖLÜM 90”

Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde “Bölüm 90” adı verilen serviste bulunan kanser hastaları için kurşun kaplamalı oda hazırlandı ve yeni alınan PET-BT cihazı yapılan törenle hizmete açıldı.

Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde hastaların radyasyondan tamamen izole edilmesini sağlayan kurşun kaplamalı 3 odanın bulunduğu özel servis hizmete açıldı. Nükleer Tıp Anabilim Dalında hizmet verecek olan, aynı anda anatomik ve fonksiyonel görüntülemenin yapılabildiği ileri teknoloji olan, PET-BT (Pozitron Emisyon Tomografisi – Bilgisayarlı Tomografi) cihazı basına tanıtıldı.

Düzenlenen törende konuşan Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener de üniversite yönetimi olarak hastanede üretilen hizmetin çok daha iyi noktaya ulaştırılabilmesi için ciddi planlamalar yaptıklarını dile getirdi.

Akredite olan Onkoloji Hastanesinde Düzenli Kayıt

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Koordinatörü Prof. Dr. Tezer Kutluk ise şunları söyledi: “2011 yılındaki akreditasyon yönetiminde Hacettepe Hastaneleri tümüyle akredite edildi. 2002 yılında 590 bin hastaya hizmet verirken 2010 yılında bu rakam 890 bine ulaştı. Hacettepe hastaneleri ülkenin önde gelen sağlık kuruluşu olmaya devam ediyor. Kanser kayıtlarını düzenli şekilde tutarak hangi hastanın geldiğini biliyoruz. 2009 yıllarında erkeklerde 2 bin 500 yeni kanser vakası, kadınlarda 2 bin 300 civarında kanser görülüyorken çocuklarda da tüm branşlarda hizmet veriliyor.”

“Bölüm 90”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meltem Çağlar, Onkoloji Hastanesinde “Bölüm 90” adı verilen servisin açılışı için düzenlenen törende, üniversite olarak tüm ülke coğrafyasından kanser hastalarına hizmet ürettiklerini belirterek, daha kaliteli hizmet sunumu için hastanenin imkanlarını artırmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Kurşunla Kaplı ve Radyasyon Geçirmez Odalar

Bu doğrultuda, kanser hastalarına daha iyi hizmetin verileceği yeni bir servis oluşturduklarını belirten Prof. Dr. Çağlar, hastanedeki kat planlamasından dolayı “Bölüm 90” adını verdikleri bu serviste, kapıları, etrafı kurşunla kaplı ve radyasyon geçirmez 3 oda bulunduğuna dikkati çekti. Hastaların bu serviste sürekli radyasyondan izole edildiğini anlatan Prof. Dr. Çağlar, “Servisteki odaları tıbbi ve radyasyon açısından sürekli takip ediyoruz. Son teknolojiyle donatılan bu serviste doktorların yanı sıra sürekli görev başında bulunan fizikçi, kimyager ve hemşireler var. Kanser hastalarına çok daha etkin hizmet verme imkanına kavuştuk ve bu serviste tiroid kanseri hastalarını kurtarmayı planlıyoruz” dedi.

PET-BT, ile Kanserli Hastalara Erken Dönemde Tanı Konulacak

Prof. Dr. Çağlar, hastaneye ayrıca kanserin erken teşhisini ve takibini kolaylaştıran, 2 milyon TL’ye satın alınan PET-BT cihazı aldıklarını belirterek, “PET-BT, özellikle kanserli hastalarda kullanılan bir cihaz olup, tek bir çekimle vücudun tüm alanlarını üç boyutlu olarak görüntüleyebilmekte ve yapısal bozukluk ortaya çıkmadan hücrelerde oluşan değişiklikleri saptayabilmektedir. Böylece hastalara erken dönemde tanı konularak etkin tedavi uygulayabilmekte, yaşam süresi ve kalitesi artırılabilmektedir. Kanserin teşhisinde, evresinin saptanmasında ve tedavisinin takibinde kullanılan, Alzheimer, epilepsi gibi sinir sistemi hastalıklarının teşhis ve tedavisinde de yön belirleyen, kalp canlılığı ve fonksiyonun da değerlendirilmesini sağlayan PET-BT cihazı kullanıma girdi. Ayrıca kalp sağlığı ve fonksiyonları da bu yöntemle değerlendirilebilmektedir. PET-Bt tetkikinde genellikle FDG adı verilen, radyoaktif madde ile işaretlenmiş şeker molekülleri kullanılarak kanser hücrelerindeki metabolik değişiklikler tespit ediliyor. ” dedi.

Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinden, yılda yaklaşık 5 bin hastaya hizmet verdiklerini anlatan Prof. Dr. Çağlar, ”Açılan yeni ünitelerle birlikte hastanemiz çok daha iyi bir konuma gelecek” diye konuştu.

Daha sonra, öğretim üyeleriyle birlikte kurşun kaplamalı odaların bulunduğu servisin açılışı dolayısıyla kurdele kesen Prof. Dr. Erdener, yeni alınan tıbbi cihazla ilgili de bilgi aldı.

Yorum bırakın