Archive for category Dijital Sağlık

"SAĞLIK SEKTÖRÜ ÇAĞI YAKALAMA ÇABASINDA"

Tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de mobil teknolojileri daha etkin kullanıp daha sağlıklı yaşamlar oluşturulabileceğini belirten IPPA İletişim Direktörü Fatmanur Erdoğan, “Sektörün çalışmalara bütünsel bir yaklaşım göstermesi sürdürülebilir bir gelişim için gereklidir” dedi.

Günümüzde mobil teknolojiler kullanılarak toplumların nasıl daha sağlıklı yaşamlar yaratabileceği hakkında örnek uygulamalar hakkında bilgi veren Fatmanur Erdoğan, Afrika ziyareti sırasında öğrendiği uygulamaları anlattı. “Kenya halkı ekonomik sıkıntı ve zor şartlar altında yaşamasına rağmen mobil internet teknolojilerindeki gelişmelere çok hızlı adapte olabildiler. Bireylerin kendi sağlıkları ile ilgili bireysel sorumluluk alabilmelerini sağlayan, kamu-özel sektör işbirlikleri ile uygulamaya konan mobil applikasyonlar, halkın yaşam kalitesini artırmayı sağlıyor. Bu bağlamda, bölgedeki sağlık sorunlarının çözümünde mobil teknolojiler kritik rol oynuyor. Sürdürülebilir bir gelişim için mobil sağlık çalışmalarına yaklaşımımız stratejik ve uzun soluklu olmalıdır.”

Türkiye’de özellikle özel sektörün gelişmelere ayak uydurabilmesi için, yenilikçi düşünce ve hareket anlayışının kurumlara getirilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, kurum içi girişimciliğin teşvik edilmesinin önemli olduğunu belirtti. Digital Health Summit Turkey 2013′te yaptığı konuşması ile doğru strateji oluşturulması, stratejik iletişim yapılması ve kurumları çevik hale getirme yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

Daha mutlu ve umutlu yaşamlar nasıl yaratılır?
Daha mutlu ve umutlu yaşamlar, hayatta yaptığımız işlerde bir anlam bulduğumuzda, hayata meraklı gözlerle bakabildiğimizde, yaşam sevincimiz olduğunda, hayatta mücadele etmeye değecek bir çabamız olduğunda ve zorluklara karşı dayanıklılığımızı artırdığımızda mümkün olur.

Sağlık sektöründe pazarlama ve dijitalin kullanımı konusunda olmaması gerekenler nelerdir? Sağlık sektörü yoğun regulasyonlar dolayısıyla daha kapalı sistemlerle çalışan bir sektör. Dijital medya kullanımında sağlık sektörünün imkanlarının fazla olmasına rağmen, Türkiye’de neredeyse işin çok başında olduklarını görüyoruz. Günümüzde mobil teknolojilerin değerinden ve daha sağlıklı yaşamlar nasıl yaratabileceğinden konuştuğumuz halde, henüz sektörün web site çalışmalarının dahi çağın oldukça gerisinde olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Sektör dijital pazarlama ve iletişim stratejilerine bütünsel bir yaklaşımdan ziyade, tekil taktiklerle ilerliyor. Bu yüzden de birbirinden kopuk, arada kaybolup giden işlerin sayısı yükseliyor, topluma ve bireye faydası da etkin olamıyor.

Sağlık sektöründe olması gerekenler nelerdir? 
İletişime bütünsel yaklaşmak için, işe konumlandırma çalışmalarıyla başlamak önemlidir. Konumlandırma sadece piyasayı analiz etmek değil, oturmak istediğiniz noktaya hangi vizyonla ve nasıl gideceğinizi de belirleyebilmenizi gerektirir. Çoğu zaman bu tür bir çalışma kurumun paydaşlarının da sürece katılımını içerir.

Sağlık sektörünün gelişmesi sektörün bileşenlerinin etkin işbirlikleri kurabilmesi ve toplum sağlığını,yani bireyi ön plana koyabilmesiyle mümkündür.Sürdürülebilir gelişim insanın yaşam kalitesini artırmayı odağına aldığında iyi yaşam yönetimine doğru geçiş çalışmaları artacak, bu çalışmaların bir çoğu da dijital ortamlarda mümkün olacaktır.

Gelişen mobil teknolojiler sayesinde, bireyler kendi sağlıkları konusunda hem daha iyi bilgi alabilecek hem de kendi sağlıklarının sorumluluğunu daha fazla önemseyecek.Doktorlar ve hastalar arasındaki bilgi kaybı minimuma inecek.

Yurt dışında sağlık sektöründe bu alanda uygulamalar nelerdir? Ülkemizle karşılaştırmasını yapabilir misiniz? 
Açıkçası ben Afrika gibi gelişmekte olan ülkelerin mobil teknolojileri sağlıklı gelişim adına kullanma şekillerine dikkatinizi çekmeyi tercih ederim. Teknolojik gelişmelere bireyler ve kurumlar uyum sağladığı ve onları hızlıca benimsediği sürece sağlık alanında gelişmeler etkin olabilir. Afrika, bunca ekonomik sıkıntısına ve zor şartlarına rağmen, mobil internet teknolojilerindeki gelişmelere çok hızlı adapte olabildiğinden, bu bölgedeki sağlık sorunlarının çözümünde mobil teknolojiler kritik bir rol oynuyor. Türkiye’de özellikle özel sektörün gelişmelere ayak uydurmasındaki hantallığın atılması, yenilikçi düşünce ve hareket anlayışının kurumlara getirilmesi için kurum içi girişimciliğin teşvik edilmesinin önemli olduğuna inanıyorum. Başlangıç noktası burasıdır. Kurum kültürlerini yataylaştırmadığınızda, yetenek bazlı çalışmaya geçemediğinizde, hiyerarşiye takıldığınızda, bu yüzyılda yaratıcı olmanız ve değişime hızlı adapte olmanız zor.
Teknolojilerin gelişmiş olması ve var olması yetmiyor. Bireylerin ve kurumların da bu gelişmelere ayak uydurabilmesi gerekiyor. 

Sağlık sektörünün pazarlama açısından sosyal medyaya bakışı nasıl olmalı? 
Örnek olarak Hastaneleri ele alalım. Türkiye’de dijital stratejisi olan bir hastane yok.Sosyal mecraları kullanan hastaneler var; onlar da belli bir vizyon ya da stratejiyle değil, taktiksel hareketle yol alıyorlar.Bu yüzden de iletişimde bir bütünselliğe rastlamak zor. 

Sosyal mecralar birer araçtır.Siz bu araçları nasıl kullanmanız gerektiğini bulamazsanız, yaptığınız şey doktorlarınıza bir iki tane video çektirip, yayınlamaktan öteye gitmez.Üstelik doktorların bir hastaneden diğerine hızlica zıpladığı bir sistemde, videolarınız da kısa bir süre sonra anlamsız hale gelir. Bu değişimi nasıl yönetmeniz gerektiği ise sosyal medya stratejisi ile değil, itibar yönetim stratejinizin bir parçası olmak durumundadır.Bu gözle bakacak olursanız, bir davranış değişikliği ve anlayış tarzından bahsettiğimi göreceksiniz.Bu işin özüdür.Bu konulara derin kafa yoracak bireylere ihtiyacımız var. Diğer yandan, eğer başarılı bir iletişim yapmak istiyorsanız, dijital mecraları kullanan kişileri ekibinize alın.Dijital mecraları anladığını söyleyenleri değil, aktif olarak bu mecraların içinde olanları yanınıza alın.Bu mecraları iyi kullanamayanların dijital medya stratejisi çikarması mümkün değildir.İletişim stratejinizi belirlemeden taktiksel işlere girmeyin.Katılımcı liderlik anlayışıyla iletişim politikalarınıza yön verin.

Sağlık sektörü pazarlama anlamında sosyal medyadan nasıl etkileniyor?
Dijital mecralar toplumun doğru bilgiye ulaşmasını kolaylaştırdı.Bireyler kendi sağlıkları konusunda daha fazla sorumluluk almaları için teşvik edilir oldu.Sosyal Mecralar adı üzerinde sosyalliği de getiriyor.Henüz sağlık sektörü dijital mecraları çift yönlü kullanabilmekte çok yetkin değil ama yakın bir gelecekte değişimin olacağına inanıyorum. Hem hasta ve hastalık yönetiminde hem de sağlıklı bireylerin daha sağlıklı yaşamlar idame ettirmelerinde hem de yaşam kalitemizin artmasında dijital mecralar ve mobil internet teknolojilerinin büyük bir yeri olacaktır.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? 
Stratejik liderlik iletişimi danışmanlığı yapıyorum.IPPA şirketinin kurucusuyum.Şirket bünyemizde gerçek anlamda sürdürülebilir projelerin ortaya çıkması için sürdürülebilirlik iletişiminde davranış değişikliği getiren çalışmaların planlamasını da yapmaktayız.

Sağlık haberciliği üzerine düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Sağlık haberlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Doğru bilgilerin veriliyor olmasına dikkat ediyorum.Sağlık haberi yapan kişilerin bir kaynaktan aldıkları bilgiyi sorgulayarak, araştırarak topluma objektif bilgi vermesini bekliyorum.Özellikle alternatif tıp ve sağlıklı yaşam alanındaki çalışmaları duyururlarken, sorumlu davranıyor olmalarının önemli olduğunu düşünüyorum.

Sağlıklı iletişiminin olmazsa olmazı size göre nedir?
Doğru mesajı, doğru kaynaktan, doğru hedef kitleye verebilmek.

Med-Index
Reklamlar

Yorum bırakın

YALNIZ DEĞİLSİNİZ, BİZ VARIZ: MOTİVOLOG

Yaşadığı zorlu günlerini blogunda yazarak sosyal medyadaki ilk girişimine başlayan Gökhan Sezginer, hastaların birbirleri ile irtibat kurduğu ve yalnız olmadıklarını hissettikleri alan olan “Motivolog”un kuruş hikayesini anlattı.

Bir hastalığı yazmakla başlayan ve sonrasında kendisiyle benzer durumda olanlarla yaşadıklarını paylaşan Gökhan Sezginer, blogu (http://ostomili.wordpress.com) sayesinde hem hastalığını nasıl yendiğini hem de tedavi sürecini paylaşıyor. Gökhan Sezginer, Digital Health Summit Turkey 2013′te yaptığı içten konuşması ile dinleyicilerin büyük ilgisini çekerek, yaşadığı zorlukları nasıl hayatın bir hediyesi gibi algıladığını ve projeye dönüştürmesini anlattı. 

“Doktorlar sizin hastalığınızı tedavi edebilir ama yalnızlığını tedavi edemez” diyen Sezginer, Motivolog’u nasıl kurduğunu ve çalışmalarını Med-Index’e anlattı. 

Motivolog nedir?
Motivolog hastalara yönelik bir sosyal ağ. Her hastalığın bir grubu var ve kullanıcılar kendilerine bir profil oluşturarak o hastalık hakkında ki deneyimlerini birbirleriyle paylaşıyorlar.

Bu alanın kurulma amacı nedir?
Amacı, insanlara o hastalığa sahip tek kişi olmadıklarını göstererek motive etmek ve grup üyelerinin birbirlerine yardımcı olarak hastalıkları konusunda bilinçlenmelerini sağlamak. Bunun yanında her hasta kendi hastalığı hakkında bir bilgi birikimine sahip  fakat genellikle bu bilgiler kendisinde saklı kalıyor, bunu diğer hastalarla paylaşmasını istiyoruz. Ayrıca paylaşımlardan da sağlık araştırmalarına katkı sağlayacak bilgiler çıkabilir.

Hedefleriniz neler? 
İnternette sağlık araştırması yaptığımda uzmanlar tarafından yazılmış kopyala yapıştır bilgiler bulur canım sıkılırdı. Keşke bir de bu hastalıktan müzdarip birileri yazsa derdim. Hedefimiz özgün ve doğru içeriğe sahip, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan bir sağlık kütüphanesi olmak.

Yurt dışında sağlık sektöründe bu alanda uygulamalar nelerdir? Ülkemizle karşılaştırmasını yapabilir misiniz?
Yurtdışında patientslikeme.com gibi genel, rareconnect.com gibi bir gruba hitap eden ya da crohnology.com gibi spesifik hastalıklara yönelik hasta ağları bulunmakta. Hasta ağlarının iyileştirici etkisini gördüklerinden çok önem veriyorlar bu konuya. Hasta ağları sayesinde hastalığına hakim olan ve ilaçlarını dozunda kullandığında hayat kalitesinin nasıl arttığını başkalarından gören hastanın hem kendi sağlığına hem de ülke ekonomisine katkısı çok fazla. 

Yurtdışında e-hasta akımı yaratılarak, hastaların da tedavi takımının bir üyesi olmaları sağlanıyor. Böylelikle hasta internette bulduğu bir makaleyi doktoruyla paylaşıyor ve tedavisine etki edebiliyor. Bunu “doktorculuk oynamak” gibi algılamayın. Bir doktor kendi alanında günde 2 makale okusa 1 senede -alanına göre- 300 yıl geri kalabileceği söyleniyor. Bir hasta kendi belirtilerinden bahseden bir makaleye araştırması sırasında ulaşabilir, bunu da doktoruyla paylaştığında tedavisine katkı sağlayabilir. Son sözün doktorda olduğu ise kesinlikle unutulmamalı.

Ülkemizde de hastaların kurduğu forumlar mevcut. Bazı forumlar oldukça aktif olsa da pasif olan da oldukça fazla. Bunun yanında çok güzel paylaşımların yapıldığı Facebook grupları da var, yalnız facebook’un dezavantajı kimliğinizi ifşa ediyor olmanız. Hasta mahremiyeti için sakıncalı bir mecra.

Sağlık sektörü sosyal medyayı sizce nasıl kullanmalı?
Sosyal medya sayesinde artık duvarlar yıkıldı. Bir kurumsal firmaya sorunuzu direk bildirip, 10dakika sonra cevap alabiliyorsunuz. Sosyal medya tüketiciler ile sıcak bir iletişim kurmanın en kolay yolu oldu. Artık bütün sağlık kuruluşları bir Twitter ve Facebook hesabı açmalı ve tüketicinin, “x testini yapıyor musunuz?” sorusuna dakikasında cevap verebilmeli.

Sağlık sektörünün sosyal medyaya bakışı nasıl olmalı? 
Çoğu firma sosyal medyayı hala bir öcü gibi görüyor. Onu bir şikayet etme aracı olarak görüyorlar. Halbuki sosyal medya sayesinde hastanenize aldığınız yeni bir cihazdan, yeni çıkardığınız bir tedaviden hastalar anında haberdar olabilirler. Ayrıca hasta ağları gibi ortamlarda bilinçlenen hastalar, doktorlara çok fazla zaman kazandırır. Yurtdışında hasta ağlarının 1 numaralı destekçileri sağlık sektörü. Ve bunu hiçbir karşılık almadan yapıyorlar. Biliyorlar ki bu ağlarda kullanıcılar yeni tedaviler ve medikal cihazlar hakkında bilgileniyorlar.

Hastalar sağlık alanında sosyal medyadan nasıl etkileniyor? Bloglar bunda nasıl rol oynuyor?
Hastalar sosyal medyadan değil de, dahil olduğu sosyal medya grubunun ruh halinden etkilenebiliyor. Facebook’ta bazı hasta gruplarına ben de üyeyim ve bazılarında çok fazla kötümser paylaşım yapılıyor. Bunun yanında aynı hastalığa ait başka bir grupta üyeler çok iyimser. Burada grupları yöneten kişilere büyük iş düşüyor. 

Ben hastaların, hasta bloglarından pozitif etkilendiklerini düşünüyorum. Blog yazarları, genellikle renkli insanlar ve hastalıklarının hayatlarını etkilemesine izin vermiyorlar. Bu onların takipçilerini de etkiliyor. Yazmak, ruh sağlığınıza iyi gelir ve iyi bir ruh sağlığı sağlıklı bir vücut demektir. Keşke herkes yazsa.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okudum. Üniversite eğitimimi Başkent Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği’nde tamamladım ve yüksek lisansımı ODTÜ Tıp Bilişimi Bölümü’nde yaptım. Sağlık sektöründe radyoloji cihazları ve görüntü arşivleme sistemleri alanlarında satış ve mühendislik yaptım. Geçen yıl ise istifamı vererek Motivolog üzerinde çalışmaya başladım.

Sağlık haberciliği üzerine düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Sağlık haberlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
İşim gereği sağlığın dijital yönü çok ilgimi çekiyor. Tele-tıp, mobil sağlık uygulamaları, sağlık ve sosyal medya gibi haberleri sürekli takip ederim. 

Sağlıklı iletişiminin olmazsa olmazı size göre nedir?
Bence sağlıklı iletişimde içten olmak çok önemli. Hitap ettiğiniz kitle ile vakit geçirin. Biz Motivolog ekibi olarak bunu sürekli yapıyoruz. 

Med-Index

Yorum bırakın

"DİYABET HASTASININ YILLIK MALİYETİ 10 BİN EURO AZALTILABİLİR"

Avrupa ve Amerika’da kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyetinin 13-16 bin Euro civarında olduğunu belirten Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Özgür Turgay, “Mobil yöntemlerle kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti ise 3-5 bin Euro arasında oluyor. Yani, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti, ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor” dedi.

Günün her saati, istenilen her yerde sağlık hizmeti alabilmenin en kolay yollarından biri haline gelen mobil sağlık uygulamaları, zaman kayıplarının önüne geçilmesi ve düzenli takiple hastalıkların kontrol altına alınması gibi kolaylıklar sunuyor. Digital Health Summit Turkey 2013′te Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Özgür Turgay, “Sağlık Hizmetlerinde İnovatif Bir Dönüşüm: Mobil Sağlık” konusunda bilgi verdi. 

Türkiye’de Acıbadem Mobil Sağlık uygulamasının en çok indirilen ve aktif kullanıcısı olan aplikasyonlardan biri olduğunu belirten Turgay, bu uygulama ile tek tuşla, bulunulan yere ambulans, doktor ve hemşire çağırılabildiğini kaydetti. 

Dr. Özgür Turgay, Med-Index Yayın Yönetmeni Esra Öz’ün sorularını yanıtladı. 

Mobil Sağlık Nedir?
Mobil sağlık, teknoloji entegrasyonuyla birlikte, sağlık hizmetlerinin taşınabilir, her yerde kolaylıkla ve hızla erişilebilir olmasıdır. Mobil sağlık, bireylerin günün her saati, istedikleri her yerde sağlık hizmeti alabilmesi, zaman kayıplarının önüne geçilmesi, düzenli kontrollerle hastalıkların kontrol altına alınması gibi etkili sonuçları olan gelişmiş bir sağlık hizmeti anlayışıdır. 

Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Değişen yaşam koşulları ile ortalama insan ömrünün uzadığı görülüyor. Nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak artan kronik hastalıkların kontrol altına alınabilmesi de uzaktan takip sistemiyle mümkün. Bireyselliğin ön plana çıktığı, teknolojinin her alanda konfor sağladığı bu çağda, sağlık hizmetlerine de konforlu ve kolay erişim sağlanması bekleniyor. Mobil sağlık artık bir lüks değil, ihtiyaç.

Sağlık sektöründe mobili kullanırken olmaması gerekenler nelerdir? Olması gerekenler nelerdir? 
Teknolojiyi yakından takip etmeyen bir mobil sağlık anlayışı mümkün değildir. Biz Acıbadem Mobil Sağlık olarak dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, hizmetlerimizi yeni teknolojiye entegre etme konusunda öncü çalışmalar yürütüyoruz. Hizmet verdiğimiz alanın kalbi inovasyon. Statik olursanız, dinamik bir çalışma prensibi izlemezseniz, teknolojik çağın gerisine düşer ve mobil sağlığın gerekliliklerini yerine getiremezsiniz. Bu nedenle teknolojiyi yakından izleme ve yeniliklere adapte olma anlamında adımlar atmak gerekir.

Yurtdışında sağlık sektöründe bu alanda uygulamalar nelerdir? Ülkemizle karşılaştırmasını yapabilir misiniz?
Ülkemizde mobil sağlık henüz çok yeni. Mobil sağlığın kazandırdıklarını daha net gördüğümüzde sektördeki gelişimin daha da hız kazanacağını düşünüyorum. Mobil sağlığın en büyük artılarından biri, hükümetlerin üzerinde büyük baskı oluşturan sağlık maliyetlerini düşürebilmesidir. Avrupa ve ABD’de bu konuyla ilgili çalışmalar yapılıyor ve görülüyor ki; kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyeti 13-16 bin Euro civarında iken, mobil yöntemlere kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti 3-5 bin Euro arasında oluyor. Yani, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası, 20 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor. Dolayısıyla mobil sağlık, ülke ekonomimiz açısından da hassas ve önemli bir konu başlığı.

Sağlıkta sosyal medyayı mobil konusunda sizce nasıl kullanılmalı?
Mobil sağlık çalışmalarının temelinde teknoloji yattığı için sosyal medyayı da etkin bir şekilde kullanmakta fayda var. Sağlık sektörü kendini doğru bir şekilde bu yeni dünyaya entegre etmeli. Ülkemizde henüz yeni olan bu sağlık hizmeti anlayışını doğru şekilde ilettiğinde sosyal medyanın doğru bir iletişim aracı olduğuna inanıyorum. Teknoloji çağında yenilikleri takip edebilmek için, online olmak gerek.

Sağlık sektörünün mobil açısından sosyal medyaya bakışı nasıl olmalı? 
Bilinçlendirme çalışmalarında yararlı olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya içerisinde hızlı bir haber ağı ve anlık bir akış var. Dolayısıyla bilgi bu şekilde daha kolay yayılıyor. 

Sağlık sektörü mobil uygulamalarla sosyal medyadan nasıl etkileniyor?
Sağlık hizmetlerinin mobilleşmesi, tüm mobil teknolojilere de adaptasyon gerektiriyor. Acıbadem Mobil Sağlık’ın akıllı telefon uygulaması, hayatı kolaylaştıran yenilikler ve pratik sağlık bilgileri içeriyor. Cep telefonunuzdan Acıbadem Mobil Sağlık uygulamasına girerek, ilk yardım bilgilerine, sağlıkla ilgili sorularınızın cevaplarına kolaylıkla erişebiliyorsunuz. Ayrıca tek tuşla, bulunduğunuz yere ambulans, doktor ve hemşire çağırmak mümkün. Bu uygulamamız, Türkiye’de en çok indirilen ve aktif kullanıcısı olan sağlık uygulamalarından biri oldu. Bu uygulamaların sosyal medyada ile etkileşimi, sağlıktaki yenilikleri izleyebilme açısından da önemli. 

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde işletme alanında yüksek lisansımı tamamladım. 2008 yılında kurulduğundan bu yana, Genel Müdürlüğünü üstlendiğim Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri’nde görevime devam ediyorum.

Sağlık haberciliği hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sağlık haberlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Sağlık haberciliği toplumun bilinçlenmesinde, sektör çalışanlarının ise yenilikleri takip etmesinde önemli rol oynuyor. Sektör hakkında bilgi almak ve dünyadaki gelişmeleri izlemek için çok yararlı. Bunun yanı sıra hastalıkların tedavisi konusundaki gelişmeler de güncel olarak takip edilebildiğinden, sağlık haberlerinin özenli bir yaklaşımla sunulmasının hayati önem taşıdığı kanısındayım.

Sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı size göre nedir?
Özel hayatta da, iş hayatında da dikkatli bir dinleyici olmak, tüm iletişim sorunlarını tedavi eder. 

Yorum bırakın

"MOBİLLEŞEN SAĞLIK HİZMETLERİ KALİTEYİ ARTIRACAK"

Digital Health Summit Turkey 2013′te mobil sağlıkta son gelişmeler hakkında konuşma yapan Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay, mobil sağlık hizmetlerinin gelişmesine paralel olarak hem hizmet kalitesinin artacağını hem de kişiye özel tedavinin gelişeceğini söyledi. 

Digital Health Summit Turkey 2013′te “Mobilleşen dünyada sağlık hizmetleri nereye gidiyor?” başlıklı sunum yapan Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay, şunları söyledi: “Mobil sağlık hizmetleri ile hastane dışı medikal uygulama ve hizmetleri kolaylaşarak yaygınlaşacak. Evde bakım ve evde takip ile sağlık giderlerinde tasarruf ve hizmet kalitesinde önemli artış sağlanacak. Kişiye özel tedavi ve takip yöntemleri gelişecek.” 
Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay, Med-Index Yayın Yönetmeni Esra Öz’ün sorularını yanıtladı.

Mobilleşen dünyada sağlık hizmetleri nereye gidiyor?
Dijitalleşen dünyada hayatımızın her alanında birçok mobil hizmet almaya başladık. Eskiden fatura ödemek için bile kuyruklarda beklenirdi, şimdi koltuğumuzdan kalkmıyoruz. Kamu kurumlarından bile bir çok hizmeti online olarak alabiliyoruz. Eskiden bize bilim kurgu gibi gelen birçok uygulama artık hayatımızın bir parçası oldu.
Bugüne kadar teknolojideki gelişimlerden en çok faydalanan ve kendini yenileyen sektörlerden biri olan sağlık sektörünün de bu gelişmelerin dışında kalması düşünülemez. Yakında hepimizin aşina hale geleceği mobil sağlık hizmetleri ile hastane dışı medikal uygulama ve hizmetleri kolaylaşarak yaygınlaşacak, evde bakım ve evde takip ile sağlık giderlerinde tasarruf ve hizmet kalitesinde önemli artış sağlanacak. Kişiye özel tedavi ve takip yöntemleri gelişecek.

“Kişilerin Yaşam Tarzları ve Alışkanlıklarını Değiştirecek Uygulamalar Yaygınlaşacak”
Ameliyat sonrası veya kronik hastalıklar için uzaktan hasta takip sistemleri, uzaktan ikinci görüş alma olasılığı, sağlık personeli için uzaktan asistans sistemleri, sensörler aracılığı ile hastanın evinde yaptığı fizik tedavi hareketlerinin izlenmesi gibi hastane dışı sağlık hizmeti sunumu gibi hizmetler hayatımıza çoktan girdi. Bunların daha da yaygınlaşmasını bekliyoruz. Ayrıca kişilerin yaşam tarzları konusunda alışkanlıklarını değiştirecek uygulamaların yaygınlaşması ve benimsenmesi ile hastalıkların önlenmesi de mobil sağlık uygulamalarının bize getirilerinden biri olacak.

Mobil Sağlık, Verimliliğin Artması ve Maliyetlerin Düşmesini Sağlıyor
Hizmetlerin mobilleşmesi ise hastane ya da tıp merkezleri sınırları içinde verilen hizmetlerin, bu merkezlerin dışında da verilebilmesinin sağlanması ve önleyici tıp faaliyetleri ile sektör çapında verimliliğin artması ve maliyetlerin düşmesine kadar birçok avantaj sağlıyor. Kimi zaman Mobil Sağlık, kimi zaman da Tele Medicine, Teletıp, eHealth veya mHealth olarak adlandırdığımız bu olgu, teknolojinin ve modern yaşam tarzımızın kaçınılmaz kılmakta olduğu ve tüm aktörlerin uyum sağlamak zorunda kalacağı yeni bir paradigma.

Dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Mobil sağlık söz konusu olduğunda en çok dikkat edilmesi gereken konunun hasta verilerinin mobil dünyadaki gizliliğini ve güvenliğini sağlamak olmalı. Bu konunun göz ardı edilmesi tüm taraflar için maddi ve manevi telafisi imkansız sonuçlar doğuracaktır.

Veri Güvenliği En Hayati Önceliklerimiz Arasına Giriyor
Elektronik hasta kayıtları ve hasta geçmişi verilerine, verinin nerede olduğuna bakılmaksızın istenildiği anda ihtiyaç sahibi tarafından merkezi veritabana toplanan ve her yerden ulaşabilme imkanı sağlanıyor. Elde ettiğimiz birçok avantajın yanı sıra veri güvenliği en hayati önceliklerimiz arasına giriyor. Bu konuya hem kanun koyucular, hem yazılım ve teknoloji şirketleri hem de bu sistemleri kullanacak insanlar olarak çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı’nın Stratejiyi Belirlemesi Ve Yasal Altyapıyı Oluşturmasını Bekliyoruz 
Mobil sağlıkta olasılıklar sonsuz gözükürken bu alanı düzenleyecek yeni yasalara ihtiyaç olacağı aşikar. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın ülke genelindeki stratejiyi belirlemesi ve yasal altyapıyı oluşturmasını bekliyoruz. Ayrıca bu konuda teşvik sistemlerinin de oluşturulması tüm aktörlerin yararına olacaktır.

Yurt dışında sağlık sektöründe bu alanda uygulamalar ne durumdadır? 
Dünya ile karşılaştırdığımızda ülkemiz gerek hastaneleri ve doktorları ile sağlık konusundaki yetkinliği, gerek mobil iletişim altyapısı, gerek sosyal medya ve internet yatkınlığı ile gelişmiş ülkeler ile yarışır konumda. Ancak ülkemizdeki uzaktan takip ve tedavi sistemleri henüz dünyadaki örneklerinin gelişmişliğini yakalamış durumda değil. Burada sağlık kuruluşlarının, sigorta şirketlerinin, Telekom ve teknoloji şirketlerinin hastalara direkt etki edecek sistemlere yatırım yaparak hayata geçirmesi gerekiyor, ancak bu sistemlerin finansmanı konusunda da teşviklerin sağlanması gerekiyor. Yine de kısa süre içerisinde bu konudaki en iyi uygulamaları yakalayacağımıza inanıyorum. 

Sizce sağlık sektörü sosyal medyayı nasıl kullanmalı?
Sağlık sektöründe sosyal medya çok dikkatli kullanılmalı. Sağlığın ve sağlık hizmetlerinin kar ve sansasyon uğruna suistimal edilmesi düşünülemez. Bu yüzden sağlık sektörü paylaşımlarında azami dikkat göstermeli. Takipçilere anlayabilecekleri dilde ve uygun seviyede, bilimsel dayanağı olan bilgiler verilebilir ancak hastaları korkutan, onların endişelerini en üst düzeye çıkaran. Yine de kronik hastalıkların önlenmesi veya aile sağlığı gibi konularda bilinçlendirme çalışmaları için sosyal medyanın son derece uygun olduğunu düşünüyorum.

Sağlık sektörünün sosyal medyaya bakışı nasıl olmalı?
Sektör olarak sosyal medyadan uzak kalamayacağımız oldukça net ancak burada oto-kontrol mekanizmaların mümkün olduğunca kullanılmasını tavsiye edebilirim. Sosyal medya yönetimlerinin sağlık konusunda bilgi birikimi olmayan sosyal medya ajansları tarafından yapılmasının birçok iletişim kazasına neden olabileceği unutulmamalı. Sağlık kuruluşlarının sıkı denetimi altında yapılmalı. Tüm içerikler uzman doktorlar tarafından kontrol edilerek ilerlenmeli. İnternette bilgi arayan hasta ve hasta yakınlarını yanlış yönlendiren ve tedirgin edici içeriklerden uzak durulmalı.

Hastalar sağlık alanında sosyal medyadan nasıl etkileniyor?
Hastalar ve hasta yakınları sosyal medyadan ve internetten olumsuz vakalar ile karşılaştıklarında oldukça fazla etkileniyor. Bu da kanser gibi moral gerektiren birçok hastalıkta oldukça moral bozucu bir durum. Ayrıca internetteki kirli bilgi dediğimiz yanlış sağlık bilgisi nedeni ile hasta ve hasta yakınlarının bilim dışı uygulamalara kayması veya yanlış ilaç kullanmaları bizi oldukça üzüyor.

Sağlık haberciliği üzerine düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? 
Sağlık haberciliğinde sansasyondan uzak durulması gerektiğine inanıyorum ve şanslıyım ki ekiplerimizdeki tüm hekimlerimiz de benimle aynı fikirde. Hastaları korkutan ve yanlış yönlendiren haberlerden kaçınıyoruz.

Sağlıklı iletişiminin olmazsa olmazı size göre nedir?
Sağlık iletişiminde bilimsellikten kesinlikle uzaklaşılmaması ve uygun bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1975-1989 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi ve Nükleer Tıp ihtisasımı yaptım. 1989 yılında nükleer tıp hizmeti veren MNT’yi kurdum. Ağırlıklı olarak sağlık sektöründe cihaz ve hizmet sağlayıcılığı ve ilaç üretimi konularında faaliyet gösteren şirketleri bünyesinde barındıran Bozlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyorum. Halen TÜSİAD’ın “Sağlık Çalışma Grubu”nun başkanlığını yapıyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Med-Index

Yorum bırakın

KRONİK HASTALARA MOBİL DESTEK VERİLMELİ

Mobil sağlık hizmetlerinin kronik hastalıklarla mücadeledeki kullanımasının gerektiğini belirten İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr.Şuayip Birinci, “Türkiye’de diyabet hastalığının her yıl yüzde 100 artıyor. Hastaların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmak gerekir. Bu ancak mobil sağlıkla olabilir” dedi.

Digital Health Summit Turkey 2013′te konuşan İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr.Şuayip Birinci, kurumların iş modellerinin nasıl geliştirileceği, sağlık iletişiminde yeni davranış biçimlerinin nasıl üretileceği ile ilgili soruların cevaplandığı oturumda konuşma yaptı. 

Hasta Olmanın Önüne Nasıl Geçilecek?
İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nde üç yıl çalışan Birinci konuşmasında, söz konusu sistemle hasta olmanın önüne nasıl geçileceği ve nasıl daha az harcayarak tedavi uygulanacağına yer verdi. Sistemin çok ciddi bir şekilde iletişime doğru gitmeye başladığını belirten Birinci “Ciddi anlamda başvuru sayısı çok arttı ve bu durumda sağlıklı insanları da muayene etmeye zorunda kalıyorsunuz. O zaman bu insanların sağlıklı olduklarına dair bilgiye erişmelerini sağlamak gerekiyor” dedi. 

İnsanların Sağlık Okuryazarlığını Arttırmak Gerekiyor
Birinci, bir süre önce eski Sağlık Bakanlığı Recep Akdağ’a, “Bugünkü bilgilerinizle Sağlık Bakanı olsaydınız öncelikle neyi sağlamaya çalışırdınız?”diye sorduğunda, “İnsanların sağlık okuryazarlığını arttırmaya çalışırdım” şeklinde cevap verdiğini belirtti. 

Hastalar Mobil Cihazlarla Yönlendirmeli
İnsanların kendi sağlığı ile ilgili bilgilerin hekim ya da sağlıkçı tarafından iletilmesi gerektiğini belirten Birinci, “Hastaların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmak gerekir. Bu ancak mobil sağlıkla olabilir. Hastaya, günlük nelere dikkat etmesi gerektiği ile ilgili mobil cihazlardan yönlendirme yapılması gerekiyor” diye konuştu. 

Mobil Cihazlar Kronik Hastalıklarla Mücadelede Kullanılmalı
Konuşmasında mobil sağlık hizmetlerinin kronik hastalıklarla mücadeledeki kullanımı konusuna da yer veren Birinci, Türkiye’de diyabet hastalığının her yıl yüzde 100 arttığını, mobil sağlık çalışmalarından ilk olarak kronik hastalıkların ve obezite hatalıklarının datalarına ulaşmak için faydalanılması gerektiğini belirtti. Yurt dışında diyabetten dolayı ayak kesisinin sona erdiğini kaydeden Birinci, ancak ülkemizde inanılmaz sayıda komplikasyonlardan organ kayıpları yaşandığına dikkat çekti. 

Bilişim Olmadan Sağlığın Yönetilmesi İmkansız
Gelecekte hiç kimsenin ilaç kullanmak istemeyeceğini belirten Birinci, “Elinizdeki verileri bilmiyorsanız, tespit edip gerekli tedbirleri alamıyorsanız sistemi yönetemezsiniz. Bu süreci iyi yönetmenin en güzel yolunun sağlıkta bilişimden faydalanmak olduğunu düşünüyorum. Bilişim olmadan sağlığın yönetilmesi imkansız. Bir şeyi izlemiyorsanız onu yönetemezsiniz. ” dedi. 

“Avrupa’daki Dijital Okur Yazarlığa Yakın Seviyelerdeyiz”
Konuşmasında toplumdaki dijital yetkinliğin artışının sağlık sektörüne etkisine de yer veren Birinci, şunları söyledi: “Yüksek dijital okuryazarlık seviyesine sahip olan ve aileleriyle sağlık konusunda ilgilenen gençler sayesinde Avrupa’daki okur yazarlığa yakın seviyelerdeyiz. Bizim misyonumuz hastayı izleyip, doğru tedavi uygulayıp daha az harcayarak hastamızı sağlığına kavuşturmak. 10 yıllık bir süreçte sağlığa ulaşım çok kolaylaştı. İnsanlar artık süreçleri ellerindeki mobil cihazlardan takip etmeye başladı. Artık istemesek de mobil pencereden dünyaya bakmaya ve insanları görebilmeye başladık. İnsanların bu pencereden kurtulması imkansız. Sektörün de bu konuda önümüzü açmasını istiyoruz. Dünya’da 20 bin buluştan sadece bir tanesi kendi bütçesini ortaya koyabiliyor. Bu konuda kendimizi şanslı görüyoruz.” 

Med-Index

Yorum bırakın

EN FAZLA KULLANILAN MOBİL SAĞLIK APLİKASYONLARI NELER?

“Türkiye’de Mobil Sağlık Aplikasyonu Kullanım Araştırması” İlk Kez Digital Health Summit Turkey 2013′te açıklandı. Bilgi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Seray Öney Doğanyiğit tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de akıllı telefonda mobil sağlık aplikasyonu kullanımı yüzde 15, tablette ise yüzde 9 çıktı.

Tüm dünyada insan sağlığının geliştirilmesi ve teşvik edilmesi için sağlık hizmetlerinde yardımcı öğeler olarak kullanılan mobil sağlık aplikasyonları, ülkemizde de akıllı telefon pazarının gelişmesiyle kullanıcılara kendi sağlıklarını daha yakından izleyebilmeleri için avantajlar sunuyor. 
Bilgi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Seray Öney Doğanyiğit tarafından Türkiye’de yapılan en geniş kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyan ’ Mobil Sağlık Aplikasyonu Kullanım Araştırması’’nın ilk sonuçları DHS Turkey 2013’te açıklandı.

Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyan ‘’Mobil Sağlık Aplikasyonu Kullanım Araştırması’’, kullanıcıların hem teknolojiye eğilimlerini hem de kendi sağlıkları ile ilgili eğilimlerini anlamak üzere yapıldı. Bu araştırma, Mobil Sağlık Aplikasyonu kullanıcıları kimlerdir? Hangi demografik özelliklere sahip kullanıcılar ne tür kategoride aplikasyonlar kullanmaktadır? Kullandıkları sağlık aplikasyonlarının özellikleri nelerdir? Sağlık aplikasyonu kullanma sebepleri nelerdir? gibi sorulara cevap arıyor.

6 Bin Kişinin On-line Ortamda Katıldığı Araştırmadan Çarpıcı Sonuçlar Çıktı
Yaklaşık 6 bin kişinin on-line ortamda katılım gösterdiği araştırmada, kalitatif ve kantitatif araştırma yöntemleri kullanıldığını belirten Seray Öney Doğanyiğit, şu bilgileri verdi: “Türkiye’de de bugüne kadar yapılmış en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyan ‘’Mobil Sağlık Aplikasyonu Kullanım Araştırması’’, kullanıcıların hem teknolojiye eğilimlerini hem de kendi sağlıkları ile ilgili eğilimlerini anlamak üzere yapıldı. Ülkemizde de akıllı telefon pazarının gelişmesiyle sağlık aplikasyonu kullanımının gün geçtikçe artıyor olması, kullanıcılara kendi sağlıklarını daha yakından izleyebilmeleri için avantajlar sunuyor. Bu araştırma, mobil sağlık aplikasyonu pazarına girmek isteyen oyuncular için çok geniş kapsamlı veriler sunuyor.



“İnternette Sağlık Arama Oranları Yüzde 98”
Araştırmaya katılanların yüzde 51’ini 18-35 yaş arasındaki bireyler oluştururken, bunların yüzde 55’i kadınlardan oluşuyor. Mobil telefon kullananların oranı yüzde 71 iken, tablet kullananların oranı yüzde 39. Tablet ya da akıllı telefon kullananların yüzde 71’i aplikasyon yüklerken, bunların yüzde 58’ini sosyal ağlar oluşturuyor. İnternette sağlık arama oranları yüzde 98 gibi bir oran olurken, bunlar arasında en üst sırayı, hastalık belirtileri, ilaç bilgisi ve tedavi önerileri oluşturuyor.

“Mobil Sağlık Aplikasyonu Kullanımında İlginç Veriler “
Mobil sağlık aplikasyonları yüzde 15 akıllı telefonlarda, yüzde 9 ise tablet bilgisayarlarda kullanılıyor. İleride sağlık aplikasyonu kullanmak isteyenlerin ise yüzde 74 ile çok büyük bir potansiyeli işaret ediyor. En fazla kullanılan mobil sağlık aplikasyonları; Hastane randevu arama Sağlık çalışanı arama, eczane, diyet takip ve egzersiz.. Seray Öney Doğanyiğit; Türkiye’deki en büyük açığın Türkçe aplikasyon eksikliği olduğunu ve aplikasyon üreticilerinin doğru ikna stratejileri ve o ülkenin sağlık eğilimlerini doğru anlayarak aplikasyonların ona göre tasarlanması gerektiğini vurguluyor. Araştırmada çeşitli demografik özelliklere göre yapılan çapraz analizler ilgi çekici.
Cep telefonunda herhangi bir aplikasyon kullanan kadınların yüzde 24’ü akıllı telefonda sağlık aplikasyonu kullanıyor.
İnternette sağlık bilgisi arayan erkeklerin yüzde 19’u akıllı telefonda sağlık aplikasyonu kullanıyor.
18-35 yaş arasında lisans mezunu muhasebeci erkekler en çok hastane randevu amaçlı sağlık uygulaması kullanıyor.



“Sağlık Personeli Yetersizliği Teknolojinin Daha Etkin ve Verimli Olarak Kullanılmasının Zorunlu Kılıyor”
Bozulan çevre dengesi, kaynakların eşit olarak dağılmaması, küresel ısınma vb. nedeniyle oluşan sorunlar ve insanın kendi eliyle sağlığına verdiği zararların artmasıyla birlikte, bilinçlenmeye başlayan toplumlar bu sorunları çözümlemek için artık daha fazla çaba ve kaynak harcamaya başladı. Bunun üzerine dünyada artan yaşlı nüfusu ve buna bağlı olarak kronik hastalıklardaki artış; hastane ve sağlık sistemi üzerindeki yükü arttırarak, sağlık harcamalarını baş edilemez düzeylere çıkarıyor. Sağlık personeli yetersizliği de tabloya eklenince sağlık sektöründe teknolojinin daha etkin ve verimli olarak kullanılmasının zorunlu olduğu belirgin şekilde ortaya çıkıyor.

“Sağlık Sistemi Hastane ve Doktor Odaklı Bir Sağlık Sistemden, Birey Odaklı Bir Sisteme Dönüşecek”
21. yüzyılda sağlıkta gerçekleşecek bu büyük dönüşüm sağlık sisteminin hastane ve doktor odaklı bir sağlık sistemden, birey odaklı bir sistem haline geleceğini ve “kişiselleşeceğini” de işaret ediyor. Kişiselleşen sağlık kavramı; sadece hasta olduğunda sağlık sistemine başvuran ve takip edilmeyen bireyden farklı olarak, kendi sağlığıyla ilgili sorumluluk alan, sağlıklı yaşamaya, hasta olmamaya özen gösteren, sağlık verilerini yanında taşıyan, gerektiğinde hastalığıyla ilgili verilerin 7/24 kontrol altında tutulduğu proaktif bir yaklaşımı betimliyor.”

Seray Öney Doğanyiğit Kimdir?
Seray Öney Doğanyiğit İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Programında Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktadır. Sağlığın Geliştirilmesi ve Sağlık İletişimi alanlarında çeşitli konularda çalışmakta olan akademisyen, gelişen ve değişen sağlık ihtiyaçları doğrultusunda Sağlığın Geliştirilmesine yönelik uygulamalardan biri olan Mobil Sağlık uygulamalarının, bugün nasıl kullanıldığı ve sağlık davranışı üzerinde ne tür belirleyici etkilere sahip olabildiği üzerine tez çalışması yürütmektedir.

Med-Index

Yorum bırakın

"2017’DE MOBİL SAĞLIK PAZARI 26 MİLYAR DOLAR OLACAK"

Sektörün en yenilikçi zirvesi olma özelliğini taşıyan Digital Health Summit Turkey’in ikincisi gerçekleştiriliyor. Zirvede, dijital kanalların günümüzde hızla öne çıkan doktor-hasta-hastane üçgeninde “mobil” ve sağlık konusu ele alınarak, gelecek yıllarda bu alanda ne gibi gelişmeler olacağı üzerinde duruluyor.

 Dijital dünyanın getirdiği yenilikleri kabul ederek bu alanda ne gibi yeniliklerin olacağı üzerine araştırmaların konuşulduğu Digital Health Summit Turkey 2013 toplantısında, mobil sağlık konusuna ve mobil sağlık ile kronik hastalıkların yönetimi, ilaç firmalarının stratejileri, hasta-hasta yakını deneyimleri gibi konular ele alınıyor. 

Bu yıl ikincisi düzenlenen Digital Health Summit Turkey 2013 toplantısında bu sene geçen yıldan daha da iyi gelişmelerin yaşandığını belirten PTMS Kıvılcım Kayabalı, dünya dijital çalışmalarda ilk sıralarda yer almaya başladığını kaydetti. 

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Elgiz Yılmaz ve Dr. Cenk Tezcan’ın moderatörlüğünde konuşan İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Genel Direktör Yrd. Doç. Dr. Haluk Özsarı, mobil sağlık ile ilgili yapılacak değişiklikler hakkında bilgi verdi. 

“2017 Yılında 26 Milyar Dolar Olacak”
97 bin mobil uygulamanın 20 bininin sağlık alanında olduğunu belirten Özsarı, mobil uygulamaların yüzde 20’sinin sağlık alanında olduğunu kaydetti. Özsarı şu bilgileri verdi: “Yüzde 42 mobil uygulama ücretsiz. Akıllı telefonlarda kullanılan mobil sağlık uygulamaları pazar değeri 2017 yılında 26 milyar dolar olacak.

“58 Milyon Kişi Mobil Sağlık Uygulamaları Etki Alanında Yer Alıyor”
Türkiye’de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu verileri 2013 ilk yarısı sonuçlarına göre; 68 milyon cep telefonu üçte ikisi 3G, 12.4 milyon mobil internet kullanıcısı, 58 milyon kişi mobil sağlık uygulamaları etki alanında yer alıyor. 
Teknolojinin sağlığa etkisi, bölgesel gelişmişlik farkı sağlık hizmetine de yansıyor. Bölgesel farklılıkların azalması, hastaların uzaktan takip edilmesini ve sağlık harcamalarının daha etkili ve verimli kullanmasını ve zamandan tasarruf sağlıyor. Bu uygulamalar hasta nerede olursa olsun izleme şansı veriyor. 
“Hasta Odaklılık Yani Talep Edene Odaklı Hizmet Başladı”
Hastaların kendilerini güvende hissetmesini ayrıca hızlı, doğru ve etkili gelişimi sağlıyor. Hasta odaklılık yani talep edene odaklı hizmet başladı. Tıbbi yaklaşımlar, kişiselleşmiş tıbba dönüştü. Dolayısıyla bu kişiselleşme, yeni teknolojileri çok daha aktif kullanmayı gerektiriyor.

2012-2039 Yılları Arasında 65 Yaş Üstü Nüfusa Sahip Olan Oran Yüzde 7’den 14’e Çıkacak
Mobil sağlık kişilerin kendilerini geliştirmede etkileri, sağlık harcamalarının giderek yükselmesiyle de neden oluyor. 2000-2010 yılları arasında kişi başı yıllık ortalama sağlık harcaması artışı, kişi başı yıllık ortalama Gayri Safi Millî Hasıla (GSMH) büyümesinden daha fazla. 
Nüfus yapısında gelecek çok önemli, 2012-2039 yılları arasında 65 yaş üstü nüfusa sahip olan oran yüzde 7’den 14’e yani iki misli oranda artış olacak.”

Kaynak:
Global Mobile Health Market Report 2013-2017

Med-Index

Yorum bırakın