Archive for category Eczacılık

HEKİMLERE BİTKİSEL TEDAVİ İÇİN HAP BİLGİLER

Muayene sırasında hastalara önerilecek bitkisel tedavi seçenekleri ve ilaç tedavisi ile birlikte dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarıda bulunan Türk Eczacılar Birliği Denetleme Kurulu Üyesi Ecz. Nevin Taşlıçay, hastalıklara bitkisel kaynaklı tedavi önerisi için hap bilgiler verdi.

Bitkisel tedavi günlük hayatta hastaların sık başvurduğu yöntemler, peki hastaların tedavisi sırasında neler kullandığını ve bu durumda tavsiye edebilecek çözüm yollarını Türk Eczacılar Birliği Denetleme Kurulu Üyesi Ecz. Nevin Taşlıçay, Sağlık Dergisine anlattı.
Mabet ağacının yapraklarının hafızayı güçlendirdiğini, unutkanlığı giderdiğini, kulak çınlamasını azalttığını anlatan Taşlıçay, “Eğer hasta bu bitkiyi kullanırken, ağrım var diye bir de aspirin kullanırsa iç kanama olabilir veya burun kanaması olabilir” dedi.  
Bitkisel tedaviler hakkında hekimlerin günlük konsültasyon sırasında işine yaracak hap bilgiler veren Taşlıçay şunları söyledi: “Zayıflamak için aşırı ısırgan çayı içen ya da ısırgan kapsülü kullanan kişi, böbreklerinde sorun yaşayabilir. Antibiyotikler iyi ve kötü bakterileri birbirinden ayırt edemez, çok kullanımı ilaca karşı direncinizi zorlar. Diyete daha fazla lif eklenmesi, kendi mayaladığınız yoğurdun tüketilmesi iyi bakteri seviyesini artırabilir. Özellikle antibiyotik kullanımı sırasında probiyotikler alınabilir. İşlenmiş yiyecek tüketimini aza indirmek, fast-food’dan uzak durmak sağlıklı beslenmek adına önemlidir. Birçok vitamin suda çözünür, depolanmaz. Hızla kana karışıp 2-3 saatte de idrarla atılırlar.
“A Vitamini, Doğum Kusurlarına Sebep Olabileceğinden Hamilelere Verilmemeli”
Cilt sorunları için verilen A vitamini, doğum kusurlarına sebep olabileceğinden hamilelere verilmemelidir. Sebzelerde bulunan B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kayba uğrayabilir, uzun süre pişirilmemelidir. Ayrıca sebzeler pişerken buhar kaybolmayacak şekilde kapalı kapta pişirilmelidir.
“Biotin; Kırılmış Ve Çatlamış Tırnaklarda, Saç Dökülmesinde En Az Üç Ay Kullanımla Sonuç”
Güneşe hassasiyet oranı yüksek bir cilt, muhtemel niasin yetersizliğinin göstergesi olabilir. Biotin; kırılmış ve çatlamış tırnaklarda, saç dökülmesinde en az üç ay kullanımla sonuç alabileceğiniz bir destektir.
C vitamini kullanan birisi, kan veya idrar tahlili yaptırması gerekiyorsa bunu, hastaya sormak gerekir. C vitamini dışkıda kanın mevcudiyetini gizleyebilir. Aspirin C vitamininin vücuttan atılımını en az iki kat artırır.
Meyan Kökü Öksürüğe Ve Gıcığa İyi Gelir, Tansiyon Yüksekliğine Yol Açar
Yoğurdun yeşilimsi suyu B2 vitamininden zengindir ve mutlaka kullanılmalıdır. Riboflavin
metabolizma hızını artırır. Meyan kökü öksürüğe ve gıcığa iyi gelir, tansiyon yüksekliğine yol açar, kalbe iyi gelmez. Tansiyon ilacı ile birlikte alınıyorsa, ilaç iyileşmeyi sağlamayabilir.
Prostatı olan kişiye sık idrara çıkma sorununa çözüm için ısırgan kökü çayı verilebilir.
Ananas ödemi çözer, içeriğindeki bromelin enziminin etkisi ile sindirimi kolaylaştırır ve vücutta oluşan faz la suyun atılmasında etkili olur. Ödemi olduğunu düşündüğünüz hastalarınıza günlük beslenmesine 1-2 dilim ananas ekleyin.

Çinko Hücre Yenilenmesini Artırır
Çinko bağışıklık sisteminin gelişmesinde, yaraların iyileşmesinde, göz sağlığı ve kemik gelişiminde etkilidir. Çinko vücutta 100’e yakın enzimin yapısında yer alan bir mineraldir. Hücre yenilenmesini artırır. Büyüme için elzemdir. Çinkonun en iyi kaynakları deniz ürünleri, et, balık, süt, peynir, yumurta, yağlı tohumlar, kuru baklagiller ve tahılların özüdür. Çinko yetersizliğinde büyüme geriliği, saç dökülmesi, hastalıklara karşı dirençsizlik, yaraların iyileşmesinde gecikme görülebilir. Aşırı çinko alındığında da demir emilimi engellenir.
“Demirden Zengin Besinler C Vitamini İçeren Yiyeceklerle Birlikte Tüketildiğinde Emilim Artar”
Kansızlık genel bir problemdir. Demir kaynakları kırmızı et, yumurta, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller ve yağlı tohumlardır. Hayvansal besinlerle alınan demir bitkisel besinlerle alınana göre vücudumuzda daha fazla emilir ve yararlılığı daha fazladır. Demirden zengin olan besinler, C vitamini içeren yiyeceklerle birlikte tüketildiğinde demirin vücutta emilimi artar.
Folik Asit Yetersizliğinde Anemi Gelişir
Lahanada bol miktarda vitamin, mineral, posa ve antioksidan bulunur. Aynı zamanda içeriğindeki kükürtlü bileşikler kanser, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur. Folik asit yetersizliğinde anemi gelişir. Folik asit suda eriyen bir vitamindir. Bu nedenle yiyeceklerin kaynatma suyu atılırsa kayıplar oluşur. En iyi kaynakları balık, yumurta, yeşil sebzeler, domates, yeşil mercimek, tam tahıllı besinler, ceviz içi ve portakaldır.
Özellikle omega-3 bakımından zengin olan keten tohumu, kalp-damar hastalıklarından korurken, içeriğindeki posa bağırsakları yumuşatarak kabızlığı önler. Sabah açken 1 bardak ılık su ile bir tatlı kaşığı keten tohumu tüketilmesi bağırsak hareketlerini düzenler.”
Reklamlar

Yorum bırakın

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDE İDDİALI VE ULUSLARARASI BİR ECZACILIK FAKÜLTESİ AÇILDI

Gazi Üniversitesi ile işbirliği anlaşması imzalayan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (KKTC) açılan Eczacılık Fakültesi hakkında Sağlık Dergisi’ne bilgi veren kurucu Dekan Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan, YÖK tarafından tanınırlığı ve uluslararası geçerliliği olan Eczacılık diplomasının yanı sıra ülkemizdeki eczacılık fakültelerinin müfredatından farklı bazı güncel dersleri de verdiklerini dile getirdi.
İngilizce eğitim veren ve 5 yıllık (B. Pharm.) ve 6 yıllık (Pharm. D.) olmak üzere 2 program sunan Doğu Akdeniz Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 2011-2012 eğitim-öğretim yılında öğrenci kabul etmeye başladı. Yaklaşık 14 bin öğrencisi olan üniversitede Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden gelen öğrencilerin çoğunluğu oluşturduğunu belirten Doğu Akdeniz Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan şunları söyledi: “Eczacılık fakültesinin ilk yılı olmasına rağmen 120 öğrencimiz var. 2. Dönem için ise yaklaşık 100 civarında yeni başvuru aldık. Mevcut öğrencilerimizin, 26’sı Kuzey Kıbrıs kökenli, 5’i Türkiye Cumhuriyeti ve diğerleri İran, Nijerya, Irak, Filistin, Sudan, Azerbaycan ve Ürdün 10 farklı ülkeden geliyor. İngilizce hazırlık sınavını geçen öğrenciler branşlarında eğitim almaya başlıyor. Laboratuarlarımızın önümüzdeki yıl inşaatları tamamlanmış olacak. Şu anda Fen-edebiyat fakültelerinin laboratuar imkanlarını kullanıyoruz.
Türkiye’deki pek çok üniversiteden farklı olarak; üniversitemizde her dönem öğrenci alınabiliyor. Bahar dönemi için sadece eczacılık fakültesine yaklaşık 100 başvuru var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerimiz sadece ÖSYM sınavı ile fakültemize girebilirken, Kuzey Kıbrıs’lı öğrenciler üniversitenin kendi uyguladığı sınava giriyor. Diğer ülkelerden gelen öğrenciler ilgili alandaki not ortalaması kriterine göre alınıyor. YÖK’ten bu sene sadece 5 Türk öğrenci kontenjanı tanındı ve Türkiye’den gelen öğrencilerimizin puanları gayet yüksek. Türkiye’den öğrenci gelmesi ve kontenjanın artması bizim için çok önemli. Ayrıca İran’dan da çok sayıda öğrenci geliyor ve onlar da çok başarılı.
Fakültemiz için şu anda 4 adet laboratuvar projesi verildi ve finansmanı sağlandı. Eczacılık eğitimi için gerekli en son teknoloji ile donatılacak olan laboratuarlar ergonomik ve öğrencilerin çalışmalarına uygun olarak planlandı ve ihaleye çok yakında çıkılacak.
“Uçan Hocalar” Çalışıyor
Aynı zamanda kurucu üyeler olan benim dışındaki tam zamanlı 4 hocamız da Eczacılık meslek bilimlerine ait dersleri verecek. Ayrıca Gazi Üniversitesi ile yapılan protokol uyarınca, “yarı zamanlı” veya “uçan hocalar” ise haftada bir ders gelip, düzenli olarak ders veriyorlar. Doğu Akdeniz Üniversitesi adanın en eski ve prestijli üniversitesi olduğu ve devlet desteği aldığı için imkanları çok geniş. Yaşam şartları açısından hem ada, hem de kampüsü oldukça güvenli ve birçok fakültesi İngilizce eğitim yapıyor. İngilizce eğitimden başka üniversitelerde olduğu gibi kesinlikle taviz verilmiyor.
“İlk Yardım ve Tıbbi Cihazlar” Dersi Açtık
Uluslararası bir ortam sağlayan üniversitemizde, eczacılık fakültesi olarak global ve güncel bir müfredat sunuyoruz. Hazırlık aşamasında birçok ülkenin müfredatlarını inceledim. Tabii ki eczacılık eğitiminde şart olan temel derslerin mutlaka olması gerekiyordu. Ama farklı ve son zamanlarda yıldızı parlayan bazı dersleri de ekledik. Türkiye’de kapsamı dar olan bazı derslerin içeriğini genişlettik. Örneğin; Farmasötik Mikrobiyoloji dersi genellikle sadece tek dönem anlatılır, biz onu hem mikrobiyoloji, hem de viroloji-patoloji olarak iki ders halinde genişlettik. Tıbbi ilkyardım dersi tüm eczacılık fakültelerinde verilir, ancak eczacıların mezun olmadan önce bilgisi olması gerektiğini düşündüğümüz için bunu “İlk yardım ve tıbbi cihazlar” adı altında genişleterek açtık. Histoloji eczacılık müfredatında çok geniş yer alan bir ders değildir, biz “Anatomi ve histoloji” başlığı altında bu dersi de açtık. Eczacılar için çok önemli olduğunu düşündüğümüz “Kozmetik bilimi” dersini zorunlu hale getirdik. Müfredatımıza ruj yapımı deneyini de dahil ettik, böylece öğrencilerimiz ilaç formülasyonlarının yanı sıra kozmetikleri de birebir yaparak öğrenecekler. “Eczacılığın fiziği” (Physical Pharmacy) dersi Türkiye’deki müfredatlarda genelde yer almayan, ama yurt dışındaki eczacılık fakültelerinde verilen bir ders ve dolayısıyla biz de müfredatımızda yer verdik. Bu derste, ilaç formülasyonu, solüsyon, vs. ile ilgili hesapları içeren eczacılığın fiziği anlatılıyor. Türkiye’de yeni yeni yer almaya başlayan olmayan moleküler biyoloji ve genetik’e giriş dersi ve bu dersin laboratuarı eğitimi de müfredatımızda yerini aldı.
Ulusal Eczacılık Akreditasyon Kurulu Yakında Çalışmaya Başlayacak
Diplomamız uluslararası geçerliliğe sahip. Ancak eczacılık eğitiminde henüz uluslar arası akreditasyon veren bir kuruluş yok. Türkiye’de ise “Ulusal Eczacılık Akreditasyon” çalışması yeni başlatıldı ve oluşturulan Ulusal Eczacılık Akreditasyon Kurulu, yakında çalışmalara başlayacak. Bizim de öncelikli hedefimiz ulusal akreditasyon alarak, fakültemizin prestijini artırmak. Ayrıca, çok yakında eczacılık alanında en önemli uluslararası kuruluş olan FIP’e (International Pharmacy Federation) üye olarak, dünya çapında tanınırlılığımızı artıracağız. Eczacılık mesleğini hedefleyen tüm öğrencileri, fakültemize ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne bekliyoruz.”

2 Yorum