Archive for category Sağlık Bakanlığı

AİLE HEKİMLERİNE UZAKTAN EĞİTİMLE UZMANLIK EĞİTİMİ İMKANI GELİYOR”

Kanun hükmünde kararname ile aile hekimlerine uzaktan eğitimle uzmanlık yapabilme hakkı verildiğini belirten Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Uzmanlığını alan aile hekimlerinin mecburi hizmetlerini aile hekimliği yaptıkları yerde yapmış kabul etme gibi bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Engelli Bireyler için Hizmetlerin Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında ‘Toplum Ruh Sağlığı Hizmeti: Sosyal İçermeye Giden Yol’ başlıklı uluslararası konferansın açılışı yapıldı. Konferansın açılışına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Dr Maria Cristina Profili, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Ripert katıldı.


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, açılış konuşmasından sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. 

Bir gazetecinin “Bazı basın yayın organlarında yeni bir düzenleme ile aile hekimlerin uzmanlaşma imkanı tanıyan bir çalışma ile ilgili haberler yer alıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?” şeklindeki sorusuna Müezzinoğlu, çoğunluğu pratisyen hekimlerden oluşan aile hekimlerinin uzmanlaşmalarının teşvik edilmesi amacıyla torba kanunda önemli bir düzenleme yaptıklarını açıkladı. Torba kanunun önümüzdeki hafta genel kurula gelmesini ümit ettiklerini belirten Müezzinoğlu, “Bu ayın içinde olmazsa bayram sonrası gelecek. Bu torba kanun içinde aile hekimleri ile ilgili yeni bir düzenleme yapmayı planlıyoruz. Şu an YÖK’le görüşüyoruz. Kanun hükmünde kararname ile aile hekimlerine uzaktan eğitimle uzmanlık yapabilme hakkı vermiştik. Önümüzdeki dönemde uzaktan eğitimle uzmanlık yapabilmeleri için biraz daha teşvik edici olabilmesi için mecburi hizmetle ilgili bir düzenleme planlıyoruz. Uzmanlığını alan aile hekimlerinin mecburi hizmetlerini aile hekimliği yaptıkları yerde yapmış kabul etme gibi bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz” dedi. 

Yorum bırakın

TORBA YASA İLE ŞİDDETE KARŞI YENİ DÜZENLEME GELECEK

Torba Kanun içerisinde, sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara, tutuklama yetkisini hakimlerimize verileceğini belirten Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Şiddet bugün olup da tutuklanırsa 15 gün tutuklu kalırsa esas caydırılıcığı biz burada bekliyoruz. O nedenle tutukluluktaki faydayı cezanın artışından daha çok önemsiyorum” dedi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile Swissotel’de bir araya geldi.

Hekim, hemşire ve sağlık çalışanı gibi toplumu buluşturmadaki stratejik kararların, yönetim ile elde edilebilen önemli bir başarı ayağı olduğunu anlatan Müezzinoğlu, “Ama, asla yadsınamayacağımız, belki de en önemli başarı, hekimlerin, hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının bu mesleğe olan duyarlılıklarıdır. Sağlık hizmetlerine ilişkin memnuniyet oranı yüzde 75’in üstündedir. Bundaki en büyük pay sahibi sağlık çalışanlarıdır” dedi. 

“Hasta Eşine, Ailesine Söyleyemediğini En Yakını ile Paylaşamadığını Hekimi ve Hemşiresi ile Paylaşıyor”
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarını tepki ve üzüntü ile karşıladığını belirten Müezzinoğlu, şunları söyledi: “ ‘Acaba, evinde annesine, babasına, ailesine bu kadar şefkatle davranabiliyor mu’ diye düşünülen bu insanlara zaman zaman şiddet uygulanıyor olmasından rahatsızlık duyuyoruz. Bununla ilgili kamuoyu duyarlılığının artırılması gerekir. Kamuoyunun, sağlıkçıları sahiplenen, evladı gibi koruyan, kendisine gönülden hizmet eden bir yapı olarak görmesini istiyoruz. Bu nedenle kamuoyu duyarlılığı bizim için en önemli emniyet sibobu, en önemli güvenlik tedbirimizdir. Yoksa, hekim ile hasta arasına güvenlik güçlerini ya da kanunları koymak açıkcası çok mümkün değil, çok da doğru değil. Çünkü, hasta eşine, ailesine söyleyemediğini en yakını ile paylaşamadığını hekimi ve hemşiresi ile paylaşıyor. Buralara, üçüncü şahısların girmesini mesleğin saygınlığı ve devamlılığı açısından da çok arzu etmiyoruz. Meclis açılır açılmaz Torba Kanun içerisinde, bu anlamda sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara, tutuklama yetkisini hakimlerimize vereceğiz.”

Günde bir milyon hastanın dahil olduğu bir sistemin söz konusu olduğunu söyleyen Müezzinoğlu, hastayla doktor arasında bir güvenlik duvarı bulunmasını doğru bulmadığını kaydetti. Hiç kimsenin hekime şiddet uygulamaya hakkı olmadığını vurgulayan . Müezzinoğlu, ailelerin hastayla ilgili bilgi edinme hakkı olduğunu ancak her hastayla ilgili bir muhatap bulunması gerektiğini dile getirdi.


“Bugün Olup da Tutuklanırsa 15 Gün Tutuklu Kalırsa Esas Caydırılıcığı Biz Burada Bekliyoruz”
Müezzinoğlu, şiddet konusunda şunları söyledi: “Mahkeme 6 ay-1 yıl sürmüş, 1 yıl yerine 5 yıl hapis cezası vermiş. Bir yıl sonra bunun caydırıcılığı noktasında, 1 yıl ya da 5 yıl olmasının bir anlamı yok. Ama olay bugün oldu ve tutuklandı. Bugün olup da tutuklanırsa 15 gün tutuklu kalırsa esas caydırılıcığı biz burada bekliyoruz. O nedenle tutukluluktaki faydayı cezanın artışından daha çok önemsiyorum.”
Son 1 yılda alınan kararlarla ilgili hakimlere teşekkür eden Müezzinoğlu, “Cezalarda üst sınırı ya da kanunu uygulamadaki cesaretleri dolayısıyla caydırıcılığı yakalamaya başladık” dedi.

Tam Güne Yeni Düzenleme
Tam Gün Yasası ile ilgili Müezzinoğlu, “Ekim ayında, bayramdan önce çıkmasını bekliyoruz. Hiçbir konuda beklentileri yüzde yüz karşılamayacak ancak düzenlemenin yüzde 70-80 oranında beklentilere cevap vermesi bekliyoruz. Sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir sistem kurulacak” dedi. 

Med-Index

Yorum bırakın

SÜT KARDEŞLİĞİ 2 AYA NETLEŞECEK

Süt kardeşliği ile ilgili çalışma hakkında Bakanlar Kurulu’na sunum yaptığını değerlendirmeler üzerinde çalışıldığını anlatan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Süt kardeşliği ile ilgili 1-2 ay içinde yasal düzenlemeyi yapacağız” dedi.


Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Toplum Ruh Sağlığı Derneği’nin ortaklaşa düzenlenen ‘Ulusal Toplum Ruh Sağlığı Sempozyumuna’ katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sempozyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Süt kardeşliği ile ilgili çalışma hakkında Bakanlar Kurulu’na sunum yaptığını değerlendirmeler üzerinde çalışıldığını anlatan Müezzinoğlu, “Bakanlar Kurulumuzdan ve Başbakanımızdan bu konu ile ilgili yasal çalışmaları başlatmamız yönünde bakış açısını aldık. Önümüzdeki 1-2 ay içinde yasal çalışmayı yapacağız” dedi. 


Bir başka soru üzerine ilk etapta hukukçularla toplanarak mutfak çalışması yapacaklarını belirten Müezzinoğlu, 1-1,5 ay sonra mutfaktan çıkanları kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.

Süt Anne Merkezleri

Süt kardeşliği projesinin adının değiştirildiğini bu çalışmaya ‘Süt Anne Merkezleri’ denileceğini belirten Müezzinoğlu, “Bizde süt anneliği toplumsal bir cümle. Süt anne merkezlerini kurarak süt kardeşliği projesini güçlü hale getireceğiz. Kuracağımız hastanelerimizin bebek yoğun bakım servislerinde veya kadın doğum servislerinde ‘Süt Anne Merkezleri’ni kuracağız ve süt kardeşliği projesini güçlü hale getireceğiz.” dedi. 


“Anne Sütü Endüstriyel Bir Ürün Değil”

Bir gazetecinin, ‘Süt Kardeşliği’ projesi ile ilgili bakış açısını sorması üzerine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin şunları söyledi: “Bakanlar Kurulu’nun bir üyesi olarak biz görüşlerimizi bildirdik. Uygulamada toplumun kafa karışıklığının giderileceği, soy ağacının devam etmesi özellikle inançlarımıza göre süt kardeşliğinin haram dairesi içerisinde karıştırılmaması gerekiyor. Bunu karıştırmayacak tedbirleri alacak yasal alt yapının oluşması çok önemli. Oluştuğu zaman prematüre doğan veya birçoğu ölen çocuklarımızın hayatını kurtarmış olacağız. Toplumdaki kafa karışıklığını giderecek temel altyapı hem hukuki hem de uygulama boyutundaki takip sistemini izleme ve değerlendirme sistemini iyi oluşturduğumuz zaman adına da ‘banka’ demeyeceğiz. Süt Anne Merkezleri olacak. Anne sütü endüstriyel bir ürün değil. Çok önemli bir işlevi var anne sütü bizim inançlarımıza göre çok farklı mukaddes bir tarafı var. Tanımlamalar ve kelimeler bu bakımdan önemli.”

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorum bırakın

"SAĞLIKLI NESİLLER YETİŞTİRİLMESİ ÇALIŞMALARINA AĞIRLIK VERİLECEK"

Ulusal Toplum Ruh Sağlığı Sempozyumunda sağlığın önemine dikkat çeken Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Sağlıklı nesiller yetiştirilmesi çalışmalarına ağırlık verilecek” dedi.

Ulusal Toplum Ruh Sağlığı Sempozyumuna katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yaptığı konuşmada, sağlığın bedenen ve ruhen iyilik hali olduğunu, bunun kavranmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Müezzinoğlu, “Sağlıklı aileler, sağlıklı bireyler, sağlıklı toplum üzerinde duyarlılığımız bir kademe daha ileriye taşıyamazsak daha çok teşhis, daha çok tedavi, daha çok ilaç, daha çok teknoloji ve daha çok sorun çözmekle karşı karşıya kalırız. Sağlıklı nesiller yetiştirilmesi çalışmalarına ağırlık verilecek. Her yaş grubunda 1 milyon çocuk bulunuyor, bu ülke için çok büyük zenginlik Bu çocuklar hayata sağlıklı bir bakış açısıyla kazandırılması halinde yer altı zenginliğine ihtiyaç yok” dedi. 

“Bu Sokakta Hayat Var”
Bazı şehirlerde “Bu sokakta hayat var” yazıları gördüğünü dile getiren Müezzinoğlu, buralarda gençlere yönelik cazibe merkeze gibi kafeteryalar bulunduğunu anlattı. Müezzinoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: “Ama oralara gittiğinizde bir bakıyorsunuz 15-16 yaşındaki gençlerin elinde bir bira bardağı diğer elinde sigara, karşılıklı oturmuşlar muhabbet ediyorlar. Ama o sokakta onlar için hayat yok. Esasında o sokaklarda bir anlık nefsi bir hayat, bir anlık mutluluk var. Esasında gençlerimize bir anlık mutluluklar yerine huzuru ve güveni, ne anlama geldiğini örnekleyebilirsek onlara gelecekleriyle, ‘bu sokakta hayat var değil’, sen anlamlı bir hayatın sorumlususun hissini ve bakış açısını verirsek, hayatı anlamlandırarak ancak geleceğe güvenle ve engelsiz bakabileceğini, çocukluk, gençlik yaşlarında eğitimle sosyal yaşamımızda verebilirsek o çocuğun gelecekteki yaşamı anlamlı bir hayat, huzurlu bir hayat, güvenli bir hayata dönüşür. Ama ‘Genç hele bir hayatını yaşasın bu hayatı bugün yaşarsa yaşar yarın zaten öyle bir fırsatı olmaz’ gibi nefsine hitap eden, anlık nefsi ihtiyaçlarına, cazibelere onları mahkum edersek sağlıklı bir ruh halinden, çocuklarımızı sağlıksız bir ruh haline ve anlık nefsi talepleri için bir süre sonra o bardaktaki ona yetmeyecektir.”

“Paylaşarak Ruh Sağlığı Gelişmiş Bir Toplumu, Bir Hayatı Milletçe Yaşatabilmek ve Yaşayabilmektir”
Sosyal zekanın çocuğa her istediğini vermek ya da daha iyi okul sağlamaktan geçmediğini vurgulayan Müezzinoğlu, toplumsal dayanışma, komşuluk, sevgi, merhamet ve sabır gibi kavramların önemine işaret etti. Müezzinoğlu , “Toplum ruh sağlığı merkezlerinde esasında hedeflediğimiz insanlarımızın her kesimini bir arada, birbirine sahip çıkarak destek vererek bende olan zenginlikleri ona hissettirebilme onda olan zenginlikleri benim hissedebilmem, paylaşarak ruh sağlığı gelişmiş bir toplumu, bir hayatı milletçe yaşatabilmek ve yaşayabilmektir” diye konuştu.
Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorum bırakın

TAM GÜNDE REVİZYON 1 YIL SONRA

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Doktor arkadaşlarla ilgili yapabileceğimizin azamisini yaptık. Bunun değerlendirmesini en yakın 1 yıl sonra yapacağız.” dedi.

 Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Toplum Ruh Sağlığı Derneği’nin ortaklaşa düzenlenen ‘Ulusal Toplum Ruh Sağlığı Sempozyumuna’ katılan Bakan Mehmet Müezzinoğlu, sempozyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Bir gazetecinin “Tam Gün Yasası’nın doktorları memnun etmediği ifade ediliyor. Yeni bir revizyon gündeme gelebilir mi?” şeklindeki soruya, Tam gün ile ilgili yapılan düzenleme sonrası üniversite rektörleri, gerek ayrılan gerekse çalışan hocalarda ciddi bir memnuniyet olduğunu ifade eden Müezzinoğlu şu cevabı verdi; “Doktor arkadaşlarla ilgili yapabileceğimizin azamisini yaptık. Bunun değerlendirmesini en yakın 1 yıl sonra yapacağız. Ama bu anlamda size katılmıyorum. Bana gelen gerek üniversite rektörlerimizden, gerekse hocalarımızdan gerekse ayrılmadan şuanda ne kadar tam günde üniversitede kalan hocalarımızdan çok ciddi bir memnuniyet var. İstisnai arzuları karşılanmayan beklentileri karşılanmayan hocalarımız var. Ben baştan söyledim. Burada bu işin yüzde 100’ü yok. Yüzde 70-80 ideal bir noktayı yakaladığımız an üniversitelerimiz kurumlarımız hocalarımızla birlikte marka olacak. Yoksa biz bireyleri marka yapma peşinde koşarsak bireyler istikrarlı kurumsal yapıya destek vermez. Birey ile birlikte kurumla birlikte birey öncülüğünü önemsiyoruz. Yoksa bireysel başarılar o birey varken vardır yokken yok olur. Halbuki kurum başarıları bu anlamda çok önemli. O nedenle tam günde şuanda olduğumuz nokta yapabileceğimizin en ideali.”

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorum bırakın

SÜT KARDEŞLİĞİ GELİYOR

Son günlerde sık sık gündeme gelen “Anne Sütü Bankası Projesi” hakkında açıklama yapan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, süt kardeşliği uygulamasının yasal sürecinin tamamlanarak hukuki zemine oturtacaklarını söyledi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Araştırma ve Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen ‘3. Yenidoğan Günleri’ etkinliğine katıldı. Sheraton Otel’de gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Bakan Müezzinoğlu, hekim ve sağlık çalışanı açığından bahsederek, bu nedenle hekimlerin daha özverili çalışmak zorunda kaldıklarını söyledi. Yenidoğan sağlığında önemli mesafeler kat ettiklerini kaydeden Müezzinoğlu, prematüre bebeklerde anne sütünün önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Anne Sütü Bankası Projesi’ni önümüzdeki günlerde hayata geçireceğiz. İzmir’de bu konuyla ilgili önemli bir alt yapı çalışması yaptık. Süt kardeşliğini de yasal süreçlerini tamamlayarak hukuki zemine oturtacağız. Yeni doğan ünitesi olan bütün hastanelerde süt kardeşliği projesinin uygulanabilmesi sağlanacak.”

Gönüllülük Esas Alınacak
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, toplantı sonrasında bir gazetecinin Anne Sütü Bankacılığı Projesi’yle ilgili sorusu üzerine Müezzinoğlu, “20 milyon annenin duyarlılığı esas alınmalı. Anne bu sütü verirken diyor ki, ben inanç sahibiyim benim inançlarım korunuyor mu? İster Hristiyan olsun ister Musevi olsun. Ama ülkemizin büyük çoğunluğu Müslüman. Dolayısıyla annelerimizin inanç duyarlılığı neyi istiyorsa düzenlemesini yaparak gönüllüğü en üst seviyeye getirmemiz lazım. Süt kardeşliği bizim inanç değerlerimiz arasında önemli bir unsursa süt kardeşliği sistematiğini kayıtlara geçmemiz lazım. Bunun için de nüfus kütüklerimize annemiz kime sütünü vermiş, hangi annenin sütünü hangi çocuğumuz almış ve bunlar arasındaki iletişimi en ideal şekilde nasıl yapabiliriz. Bununla ilgili kamuoyundan gelecek tedbir önerilerine de açık olarak tedbirleri, yasal düzenleme gerekenleri yasal düzenleme, yönetmelik düzeyinde gerekenleri de yönetmelik düzeyinde yaparak kamuoyumuzun desteğine ihtiyacımız var burada. Anne belirli korku veya tereddütlerle sütünü vermekten çekimser davranırsa projemiz arzu ettiğimiz verimliliği sağlamaz.”

“Her Yıl 6 Bin Erken Bebek Dünyaya Geliyor”
Müezzinoğlu, “Her yıl 6 bin erken bebek dünyaya geliyor. Bu bebeklerin yaşatılabilmesi için en önemli gıda anne sütüdür. Dolayısıyla tedbir ve fayda kısmını birlikte yürüteceğiz. Hem ilaç hem gıda. Bunun ikisini bir arada ya da ayrı ayrı tamamlayacak bugün dünyada herhangi bir gıda yok” dedi. Doğum kilosu bin 500 gramın altında olan 20 ila 24 haftalık bebeklerin emme refleksinin gelişmediğini, annelerinin de sütünün oluşmadığını anlatan Müezzinoğlu, bu bebeklerin diğer annelerin sütüne ihtiyacı olduğunu söyledi.
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, projeyle bu bebeklerin yaşatılmasını ve sağlıklı bir nesil oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, bunun için annelerin duyarlılığına gereksinim olduğunu anlattı. 

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorum bırakın

MESAİ SONRASI EK ÖDEME NE OLACAK?

Tam Gün Yasası ile ilgili yapılacak olan revizyonlar açıklanmaya başladı. Bu süreçte merak edilen soruların arasında, hekimlerin mesai sonrası ücretleri ve sözleşmeli hocalar yer alıyor.

Sheraton Otel’de düzenlenen ‘Zekai Tahir Burak Hastanesi 3. Yeni Doğan Günleri’ etkinliğine katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tam Gün Yasası’nın ardından kaldırılan profesör ve doçent unvanlı hekimlere ödenen fark ücretinin geri getirileceği iddialarının sorulması üzerine Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, şu yanıtı verdi: “Tam Gün Yasası’nda ilkesel duruşumuz şudur, hocalarımız mutlaka kurumlarıyla bir arada olmalı. Bundan sonraki mesleki hayatlarını da kurum merkezli olarak yürütmelerini istiyoruz. Kurumlarında daha çok mesai sarf etmeleri, kurumlarının dinamiklerine daha çok katkı sağlamaları açısından mesai sonrasındaki saatlerde de yine kurumunda ek mesai yapabilmeleriyle ilgili çalışmaları tamamladık. Bunu Başbakanımız Salı günü partinin grup toplantısında açıklayacak.”

“Kurumlar Dışarıdan Hocalarla Sözleşme Yapabilecek”
“Bizim hocalarımız bir değerdir” diyen Müezzinoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu değerlerden bütün insanımız istifade etmeli. Gerek uluslararası boyutta talep olursa, üniversitedeki yönetim kurulunun izni ile gerek yurt içi kurumlarda belirli zamanlı çalışmalarına izin verilmeli, gerekse o kurumun dışarıda olan hocalarla da sözleşme yapabilmelerine izin verilmeli. Kurumlarımız, üniversitelerimiz ihtiyacını gidermek amaçlı dışarıdaki hocalarla sözleşme yapabilmeli.”

“Üniversitelerimiz Yarınlara Daha Güçlü Gidebilmeli”
“İlkesel olarak üniversitelerimiz yarınlara daha güçlü gidebilmeli, bilimsel araştırmaları güçlü yapabilmeli” diyen Müezzinoğlu, “Bizim üniversitelerimiz gerek ülke düzeyinde gerekse dünya standartlarında marka olabilecek yolculuğu hem hocalarımız hem de kurumlarımızla birlikte iki ayaklı bir yürüyüşle sağlıklı yapabilmelerini arzu ediyoruz. Ondan sonrakiler detay, bir kısmını Başbakanımız Salı günü deklare edecek. Bir kısımını da yasal düzenleme gerekiyor, maliyeyi ilgilendiren boyutlar var. Bunları da dinamik şekilde takip edeceğiz” dedi. 

“Benim En İmkansız Vatandaşım da Her Türlü Hizmeti Alabilmeli”
Sağlık hizmetlerinden 75 milyon vatandaşın da faydalanması gerektiğine vurgulayan Müezzinoğlu, “Parası var mı yok mu olayı olmamalı. Hocanın yapması gereken bir ameliyat ya da müdahale ise benim en imkansız vatandaşım da bu hocanın ya da kurumlardan istifade etmeli” ifadesini kullandı.

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorum bırakın

“TÜTÜNLE MÜCADELEDE ÖRNEK ÜLKE TÜRKİYE”

Türkiye’nin, tütün kontrolündeki iyi uygulamaları ve deneyimlerini ‘Tütün Kontrolü Ulusal Odak Noktaları Avrupa Bölge Toplantısı’nda anlatan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’nin “Tütünle mücadelede” büyük mesafe aldığını ve örnek ülke haline geldiğini belirtti.  
Sağlık Bakanı Akdağ, ev sahipliği yaptığı “Tütün Kontrolü Ulusal Odak Noktaları Avrupa Bölge Toplantısı”nda, Türkiye’nin tütün kontrolündeki iyi uygulamaları ve deneyimlerini paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesi’ne üye 53 ülkenin katılımıyla gerçekleşen toplantının amacı ise, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin gözden geçirilmesi ve Türkiye deneyiminin üye 53 ülke ile paylaşılması olarak belirtildi.
Toplantıya; Başta Sağlık Bakanı Akdağ olmak üzere, DSÖ Avrupa Bölgesi’nde yer alan ülkelerin odak noktaları ile DSÖ Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS) Sekretaryası’ndan Program Yöneticisi, Avrupa Birliği Komisyonu Temsilcileri ve DSÖ İş Birliği Merkezlerinden uzmanlar katıldı.

Tütünle mücadelenin sadece bugünü değil, yarını da ilgilendirdiğini, Türkiye’nin bu mücadelede büyük mesafe aldığını ve örnek ülke haline geldiğini dile getiren Akdağ, “Sizler için en önemli husus, politik karar vericilerin gerekli adımları atması için cesaretlendirilmesidir. Türkiye’nin mücadelesi de kolay olmadı. Tütün endüstrisi bunu engelleme çabasına girdi.  Yasa idare mahkemesi yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne taşındı,  yüksek mahkeme halk sağlığının yanında durdu” dedi.
Diğer ülkelerde de buna benzer engellemeler olabileceğini dile getiren Akdağ, ancak hükümetlerin bu konudaki kararlılığının büyük önem taşıdığını vurguladı.


“Türkiye Dünyada En Çok Sigara İçilen Ülkelerden Biriydi”
Türkiye’de tütünle mücadelede halk ve medyanın desteğinin başarıda önemli bir etken olduğunu belirten Akdağ, şunları söyledi: “Türk gibi sigara içmek. Eskiden böyle bir deyim vardı, Türk gibi sigarayla mücadele etmek deyimine dönüştü. Toplumun yüzde 90’ı, sigara içenler dahil bu meselenin, mücadelenin arkasında durdu. En önemli husus buydu. Türkiye dünyada en çok sigara içilen ülkelerden biriydi ve bu mücadeleye başladığımız zaman hiç kimse bu başarıyı beklemiyordu. Sigara içmek adeta kültürümüzün bir parçasıydı. Sigara içme hakkı, sigara dumanından korunma hakkının önünde geliyordu. Üçte ikilik sessiz çoğunluk sigara içen üçte birlik kesimin kendisine verdiği zarara sessizce katlanmak zorundaydı. Sigara kültürümüze o kadar sirayet etmişti ki bayramlarda ve özel günlerde evimize gelen misafirlere sigara ikram etmek adeta ev sahipliğinin kuralı haline gelmişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu meselenin arkasında durması, daha doğrusu sigara ve tütünle mücadelenin adeta bir numaralı aktörü haline gelmesi bizim işimizi çok kolaylaştırdı. Türkiye bugün DSÖ Mpower stratejisi açısından bir ilki başarmış ülkedir. Mpower stratejisinin bütün ilkeleri bugün Türkiye’de etkin olarak uygulanmaktadır. Bu kararlılığımızı da devam ettireceğiz” dedi.


“Türkiye Bu Konuda Benzersiz Bir Ülke”
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) temsilcisi Maria Cristina Profili de Türkiye’nin sigaraya karşı yürüttüğü mücadele ve elde ettiği başarıdan övgüyle söz ederek, “Türkiye bu konuda benzersiz bir ülke” dedi.

Düz Paket Uygulaması ile İlgili Teknik Bilgi Paylaşılacak
‘Tütün Kontrolü Ulusal Odak Noktaları Avrupa Bölgesi Toplantısı’nda, Türkiye’nin tütün kontrolündeki iyi uygulamaları ve deneyimleri diğer ülkeler ile paylaşılacak. Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Merkezi ve Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi uygulamaları yapılacak saha ziyaretleri ile katılımcılara tanıtılacak. Avrupa bölgesinde sigara paketleri üzerindeki sağlık uyarılarının gözden geçirilerek, Avustralya’da uygulamaya konacak olan düz paket uygulaması hususunda teknik bilgi verilecek. 2012-2016 yılı DSÖ Avrupa Bölgesi Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Eylem Planı tartışılarak, 2015 hedefleri saptanacak.

Yorum bırakın

SİGARA YASAĞINA GPS DESTEĞİ

“Sağlık Bakanlığı Çalışanları Tütün Kullanımı Araştırması” sonuçlarını açıklayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kapalı mekanlardaki sigara yasağının GPS destekli mobil cihazlarla denetleneceğini, bunun işlerini daha da kolaylaştıracağını açıkladı.


Sağlık Bakanı Recep Akdağ, düzenlediği basın toplantısında “Sağlık Bakanlığı Çalışanları Tütün Kullanımı Araştırması” sonuçlarını açıklandı. Türkiye’nin tütünle mücadelede başarılı bir çalışma yürüttüğünü, bu mücadelenin devam edeceğini kaydeden Akdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın buna sahip çıktığını, TBMM ve diğer siyasi partilerin de destek verdiğini ifade etti.

15 yaşın altında çocuk, hamile, kalp, astım ve akciğer gibi kronik hastalığı bulunanların yaşadığı evlerde sigara içilmemesi gerektiğine dikkat çeken Sağlık Bakanı Akdağ şunları söyledi: ”Bununla ilgili bir kanun yapsak uygulanmasının pratik zorlukları olabileceği şimdiden düşünülebilir. O zaman topluma çağrıda bulunalım, buna benzer birtakım kanuni yaptırımların gelmesini evimiz için beklemeyelim. Özellikle hamile, çocuk ve sürekli hastalığı bulunanların yaşadığı hanelerde lütfen sigara içilmesin.

“DSÖ Tarafından Üç Kez Ödüllendirilen Bir Başka Ülke Yok”
Tütünle mücadelemizdeki başarımız başta Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) olmak üzere uluslararası kuruluşlarca da takdirle karşılandı. Çok sayıda ülkeden teknik ekipler tütünle mücadele stratejimizin nasıl yürütüldüğünü görmek üzere ülkemizi ziyaret etti. DSÖ tütünle mücadelede gösterdiğimiz kararlılık ve başarı nedeniyle DSÖ tarafından üç kez ödüllendirilen bir başka ülke bulunmuyor.

“Avustralya’yı Takdirle Karşıladık”
Sigarada düz paket uygulaması başlatan Avustralya’yı takdirle karşıladık. Sigara paketlerindeki uyarılarla ilgili yargı kararı veren ABD’de ise yanlış yapıldı.  ABD’de güçlü bir sigara lobisi bulunuyor. Türkiye bu lobiye hiçbir zaman boyun eğmedi.  İl yöneticileri, sigara yasağı ihlalinde ve bu ihlalin tekrarında daha ciddi cezalar uygulamaları gerekiyor.”


GPS’li Takip ve Alo 171 Sigarayı Bırakma Hattı
”Sağlık Bakanlığı Çalışanları Tütün Kullanımı Araştırması”nın sonuçlarıyla ilgili de bilgi veren Akdağ, sağlık çalışanları arasında sigara kullanma oranının yüzde 21’e düştüğünü bildirdi.
Kapalı alanlardaki sigara yasağı ihlallerinin daha sıkı denetleneceğini açıklayan Akdağ, şu açıklamalarda bulundu: ”Kapalı alanlardaki ihlalleri önlemek için yaptığımız kanunun uygulanmasına yönelik denetimlerimizi yaparken etkinliği artırmak üzere bazı yeni uygulamalara başlıyoruz. GPS destekli mobil cihazlarla izlemeye başlayacağız. Bu işimizi biraz daha kolaylaştıracak. 81 ildeki ekiplerimizle 4 yıl içinde 3 milyon 665 bin denetim yaptık. 82 bine yakın cezai işlem uyguladık ve 25 milyon liranın üstünde de idari ceza kesildi. Alo 171 Sigarayı Bırakma Hattı’na da 4 milyona yakın vatandaşımız müracaat etti.”


Nargile Yasağı


Son yapılan düzenlemeyle 18 yaşın altındakilere nargile satışının yasaklandığını hatırlatan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, ülke mevzuatında nargilehane diye bir yer olmadığını kaydetti. Erdöl, gençlerin bu yolla sigaraya özendirilmek istendiğini, mülki idare amirlerine bununla mücadelede büyük görev düştüğünü dile getirdi.



“Sağlık Bakanlığı Çalışanları Tütün Kullanımı Araştırması”  Sonuçları 


Araştırmayı yapan taraflardan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) temsilcisi ve Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir, çalışmanın 6 bin 837 kişi üzerinde yürütüldüğünü belirtti.  Sağlık çalışanları içinde en düşük sigara kullanma oranının uzman hekim, sağlık yöneticileri ve eczacılarda olduğunu ifade eden Bilir, araştırmaya göre sağlık çalışanlarının yüzde 60’ının sigarayı bırakmayı denediğini, yüzde 40’ının ise hiç denemediğini dile getirdi.


Araştırmada uzman hekimlerin yüzde 43-44’unun evlerinde sigara içmediklerinin tespit edildiğini belirten Bilir, 2007’de bu oranın yüzde 36 olduğunu, sigara içilmeyen evlerin sayısının arttığını ifade etti.


Araştırmaya göre; evlerde en fazla mutfakta ve balkonlarda sigara içiliyor. Tüm sağlık personeli arasında evlerde sigara içme oranı yüzde 10’dan daha düşük , işyerinde sigara içme oranı ise yüzde 1-2 düzeyinde seyrediyor.


Sağlık çalışanlarında sigara kullanımıyla ilgili 4 yıllık değişimin tespit edildiği araştırmaya göre, düzenli sigara içen uzman hekim oranı 2007’de yüzde 22,1 iken, bu oran 2011’de yüzde 12,7’ye inerek, yüzde 42,5’lik bir azalma sağlandı.



2007’de yüzde 30,5 düzeyinde seyreden pratisyen hekimlerdeki sigara içme oranı ise yüzde 22,6 azalarak 2011’de 23,9’a indi.


Diş hekimi, eczacı ve psikologların sigara içme oranı ise 2007’de yüzde 26,1 iken, 2011’de yüzde 20,7- 15,9’a düştü. Bu grupta da yüzde 31’lik azalma tespit edildi.


2007’de yüzde 29,5 olan hemşire ve ebelerin sigara içme oranı ise 2011’de yüzde 19,2-21,9’a düştü. Bu grupta da yüzde 32,2’lik azalma tespit edildi.


Yöneticilerin yüzde 55,7’si ise 4 yıl içerisinde sigarayı bıraktı. Yöneticilerin 2007’de yüzde 39,5’i sigara içerken 2011’de bu oran yüzde 17,5 oldu.



“Eylülde GPS Uygulaması Başlayacak”


Bir gazetecinin, GPS ile yapılacak sigara yasağı denetimiyle ilgili sorusunu ise Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Mustafa Aksoy yanıtladı.


Bakanlığın 184 numaralı hattına sigara yasağı ihlali ihbarı geldiğinde, buraya GPS üzerinden yapılacak takiple en yakın ekibin yönlendirileceğini belirten Aksoy, uygulamanın Eylül ayında başlayacağını açıkladı.

Toplantıda daha sonra Sağlık Bakanı Akdağ, sigarayı bırakan bazı sağlık çalışanlarına ödül verdi.

Yorum bırakın

SAĞLIKÇILARIN EK ÖDEMELERİ MAAŞA EKLENDİ

Kamu görevlileri toplu görüşmeleri neticesinde alınan kararlar hakkında bilgi veren Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Memet Atasever, “Tabip dışı personelin ek ödemesi her hangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir” dedi.

2012-2013 dönemini kapsayan kamu görevlileri toplu görüşmeleri neticesinde alınan kararların sağlık personeline de önemli yansımaları söz konusu oldu. Konu ile ilgili Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Memet Atasever, Sağlık Dergisi’ne açıklamalarda bulundu. Buna göre düzenlemeler hakkında Atasever şunları söyledi:

Yemek Yardımı
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmeli personelde diğer memurlar gibi Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinden yaralanacak. Buna bağlı olarak sözleşmeli personelde yataklı tedavi kurumlarında ücretsiz yemek yiyebilecekler.  Bu düzenleme sözleşmeli personele aylık yaklaşık 80 TL katkı sağlıyor.

112 Acilde Şoförlük de Yapan Acil Teknisyenlerine İlave Performans Puanı
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, Sağlık Bakanlığı 112 acil sağlık hizmetleri kapsamında sağlık teknikeri (acil tıp teknikeri) ve sağlık memuru (acil tıp teknisyeni, toplum sağlığı teknisyeni) olarak görev yapan ve asli görevlerinin yanında süreklilik arz edecek şekilde ambulans şoförlüğü görevini de yürüten personelin performans puanlarına 10 puan daha ilave edilecek. Bu düzenlemenin personele aylık getirisi yaklaşık 50 TL.

Mesleki Üst Öğrenimi Tamamlayan Sözleşmeli Personelin Ücretleri Artırılması
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan sağlık personel sağlık hizmetleri sınıfına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirirse sözleşme ücretleri, hizmet yılları dikkate alınarak aynı pozisyon unvanındaki üst öğrenimliler için öngörülen sözleşme ücreti esas alınarak ödenir. Bu düzenleme ile örneğin lise mezunu iken 4 yıllık yükseköğrenim tamamlayan sözleşmeli personelin ücretinde net 180 TL civarında artış sağlanacak.

Tabip Dışı Personelin Ek Ödemelerinin Aylıklarla Birlikte Ödenmesi
1 Haziran 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, tabip dışı personelin ek ödemesi her hangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir.  Uygulama ile her ay maaş ödemesi ile birlikte denge tazminatı tutarı peşin olarak ve herhangi bir şarta bağlı olmaksızın yapılacak. Yıllık izin, rapor gibi nedenlerle döner sermaye gelirine herhangi bir katkıda bulunmasa bile, anılan personele bu tutar peşin olarak verilmeye devam edilecek. Böylece anılan personelin eline her ayın 15’inde maaş ile denge tazminatı tutar garanti olarak geçecek. Ödenen bu tutar takip eden ayda ödenecek performans ek ödemesi tutarından düşülecek ve kalan kısım personele performans ek ödemesi olarak ödenecek. Mayıs ayı ek ödemesi ile birlikte hekim dışı personel Haziran ayında en az 2,5 aylık sabit ek ödeme alacak.  Örneğin 10.dereceli hemşire, ebe veya sağlık memurunun Haziran ayı içerisinde çalışmış olduğu dönem olan 1-31 Mayıs için en az 584 TL, 1 Haziran-14 Haziran dönemi için 272 TL, 15-Haziran-14 Temmuz dönemi için ise 584 TL olmak üzere asgari bin 440 TL ek ödeme yapılacaktır. Bunun dışında Mayıs ayına ait varsa performans ödemesi ayrıca ödenecektir. Bu uygulama üniversiteler ve adli tıp kurumu için de geçerlidir. 

112 Acil Sağlık Hizmeti Personelinin Ek Ödeme Tavanının Artırılması
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere 209 sayılı kanuna göre daha önce ek ödeme tavanı yüzde 150 olan 112 acil sağlık hizmeti personeli için bu oran yüzde 200’e çıkarılmıştır.  Bu tavan artışı ile bir hemşirenin veya sağlık memurunun ortalama net ek ödemesi 250 TL civarında artacaktır. 

Dini Bayramlarda Nöbet Ücretinin Artırılması
Nöbet ücretleri dini bayram günleri için yüzde 20 artırımlı ödenir. Örneğin normal günlerde lise ve dengi Mesleki öğrenim görmüş hemşirenin saatlik nöbet ücreti 3,31 TL iken  yüzde 20 (0,68 TL) oranında arttırılarak dini bayram günlerinde 3,97 TL ye yükseltilmiştir. Normal günlerde saat başına 6,20 TL nöbet ücreti alan bir pratisyen hekim dini bayramlarda 7,44 TL nöbet ücreti alacaktır.

Pratisyen Hekim ve Diş Hekimlerinin Garanti Ek Ödeme Miktarının Yükseltilmesi
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, pratisyen hekim ve diş hekimlerinin ek ödemesi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9. maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Buna göre örneğin 4. derece pratisyen tabiplerin garanti ek ödemesi 400 TL civarında diş hekimlerinin garanti ek ödemesi 370 TL civarında artacaktır.

Vekalet Eden Personelin Ek Ödeme Matrahının Artırılması
15 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzer uygulama ile artık sağlık müdür yardımcısı, şube müdürü, hastane müdürü veya hastane müdür yardımcılığına vekalet edenlere yapılacak ek ödemeler vekalet edilen kadronun matrahı üzerinden hesaplanacaktır. Uygulama ile örneğin bir sağlık memurunun şube müdürlüğüne vekâlet etmesi durumunda ortalama net 350 TL civarında İl sağlık müdür yardımcılığına vekalet etmesi halinde 400 TL civarında ek ödemesi artacaktır.

Vergi Yükünden Dolayı Yıllık Geliri Emsali Personelden Düşük Gerçekleşen Personele Fark Ödemesi Yapılması
Uygulama ile sağlık personeline bir mali yıl süresince mali hakların tutarı olarak ödenen toplam meblağın; 375 sayılı KHK’dan yararlanan emsali personele bir mali yıl süresince mali hakların tutarı olarak ödenen toplam meblağdan az olması durumunda aradaki fark mali yılın sonunda döner sermaye bütçesinden ödenir. Bu durumda olan personelin yıllık 200-250 TL civarındaki mali kayıpları telafi edilmiş olacak. 

Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisine Mali Sorumluluk Tazminatı
Mali sorumluluk zammı almayan aynı zamanda taşınır kayıt kontrol yetkilisi olarak görevlendirilenlere kadro veya görevleri itibarıyla öngörülen mali sorumluluk zammı ödenecektir. Uygulama ile memur, hemşire, ebe, sağlık memuru vb. kadrolarda bulunan personelden taşınır kayıt kontrol yetkilisi olarak görev yapanlar mali sorumluluk zammı almazken bu uygulama aylık net 12 TL civarında tazminat alacaklardır

Sosyologların Zam ve Tazminatlarının Yükseltilmesi
Uygulama ile Sağlık Bakanlığında sosyolog olarak görev yapanların maaşları 300 TL civarında artırılmaktadır.  

Burs Alan veya Devletçe Okutulan Çocuklar İçin Aile Yardımı Ödeneği Verilmesi
15 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere devletçe okutulan veya burs verilen çocuklar için aile yardımı ödeneği verilecektir.

Maaş Farkı (5,5 Aylık ) ve Geç Ödeme Farkının Ödenmesi
Uygulama ile yeni belirlenen katsayı, artış oranı ve ücret tavanları uyarınca kamu görevlileri ve emeklilerine 1 Ocak 2012-14 Haziran 2012 dönemi için yapılması gereken fark ödemeleri, hesaplanmalarına müteakiben ödenir. Söz konusu artışların geç ödenmiş olması nedeniyle fark ödemesi yapılacak kamu görevlileri ve emeklilerine, söz konusu döneme ilişkin toplam fark ödemesinin yüzde 2,25’i oranında geç ödeme farkı ayrıca ödenir. Buna göre örneğin 4.derecedeki bir uzman hekim gecikme zammı dahil 420 TL civarında, 4. derece bir pratisyen hekim 370 TL civarında ve 8. derece bir hemşire, ebe veya sağlık memuru 240 TL civarında fark alacaktır. Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına da fark ödemesi yapılacaktır.  Ayrıca varsa nöbet ücret farkları da ödenecektir.

Emekli Olanlara Ödenen Tazminatın Artırılması
1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere emeklilik tazminatı 100 TL artırılacaktır. 

Yorum bırakın